(1086 S. K. m. 45, 48)
Dava: Davacı İçişleri Bakanlığı vekili Avukat Hasan Akbıyık tarafından, davalı Saadettin Yetişkin aleyhine 28.9.2004 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/198 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine dair verilen 25.3.2005 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın tarafları ve konusu aynı olan Çorlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/98 Esas sayılı dosyası ile aralarındaki hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle birleştirilmesine karar verilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, Çorlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesine açmış olduğu bu dava ile davalı kamu görevlisinin tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu diğer bir kamu görevlisinin ölümüne neden olması sonucunda ölenin yakınlarının İdare Mahkemesine açtıkları tazminat davası sonucunda icra kanalı ile ödemiş olduğu tazminat miktarının rücuen tazmini isteminde bulunmuştur. Bu dava ile birleştirilen Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/198 Esas sayılı dosyasında açılan dava ile de ölen kamu görevlisinin yakınları haksız eylemde bulunan davalı kamu görevlisinden uğradıkları maddi ve manevi zararın tazminini istemişlerdir. Mahkemece davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
Bir yerdeki birden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi HUMK'nun 45/1. maddesi anlamında aynı mahkeme sayılır. Çünkü bu iki mahkeme aynı yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinin daireleri durumundadır. Aynı yerdeki Asliye Hukuk Mahkemeleri o yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinin birer dairesi durumunda olduklarından, bunlardan birinin verdiği birleştirme kararı ile o yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi davadan elini çekmiş sayılmaz. Aynı mahkemede görülmekte olan davalar hakkında verilen birleştirme kararı mahkemenin nihai olarak elini dosyadan çekmesini gerektirecek nitelikte bir karar olmadığından ancak asıl hükümle birlikte temyiz olunabilir. Birleştirilen davalar arasında bağlantı bulunmaması halinde dahi HUMK'nun 48. maddesi gereğince asıl hükümle birlikte temyiz yoluna gidilebileceği gibi tek başına da bozma sebebi teşkil etmez.
Açıklanan nedenlerle Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi aynı yer mahkemesi niteliğinde olup, Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi birleştirme kararı ile davadan nihai olarak elini çekmediğinden birleştirme kararı tek başına temyiz edilemez.
Sonuç: Temyiz olunan Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.03.2005 günlü 2004/969 Esas 2005/226 Karar sayılı hükmünün niteliği itibariyle temyiz kabiliyeti bulunmadığından davacının temyiz inceleme isteğinin reddine, 25.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy