(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Eti Krom AŞ Genel Müdürlüğü vekili Avukat Erdem Ç. tarafından, davalı Kemal Aydın Ç. vd. aleyhine 29.5.2000 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 13.7.2005 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın reddi üzerine verilen karar dairece bozulmuş, bozmaya uyulmakla yapılan incelemede dava ikrar edildiğinden bozma ilamındaki hususların incelenmesine yer olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı, Eti Krom AŞ çalışanları olan davalılar tarafından yüksek karbonlu ferrokrom üretimi sırasında sözleşmelerde belirtilen nitelikte üretim yapılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazminini istemiştir. Mahkemenin ilk kararı dairece eksik incelemeden bozulmuş, bozmaya uyulmuştur. Bu sırada davacının aynı zarar nedeniyle dava dışı Eti Holding AŞ (Eti Maden işletmeleri Genel Müdürlüğü) aleyhine de dava açmış, iş bu davaya dahil etmek istemiş ancak mahkemece dahili dava müesessesi ile taraf olunamaycağı gerekçesi ile istem reddedildiğinden bu kez Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ayrı bir dava ile zararın tahsili istenmiştir. Yerel mahkeme bu dava dilekçesi ve davacı vekilinin duruşmadaki beyanlarını birlikte değerlendirerek davacı taraf kurum zararından davalıların sorumlu olmadığını açıkça ikrar ettiğinden dava reddolunmuştur. Oysa Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesine verilen dava dilekçesinde eldeki bu dava numarası verilmek suretiyle bu dosya davalılarından çok, Eti Holding AŞ'nin zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, dahili dava dilekçesi kabul edilmediğinden bu davanın açıldığı ve 2004/201 esas sayılı iş bu dosya ile birleştirilmesi istenmiştir. Nitekim davacı iradesi 30.3.2005 tarihli oturumda da davalıların daha az kusurlu olarak zarara neden oldukları belirtilerek ortaya konulmuştur. Şu durumda davacının zarardan davalıların sorumlu olmadığı yönünde usulünce verilmiş ikrarından söz edilemez. Şu durumda davacıdan davalıların zararın ne kadarlık kısmından sorumlu tutulmasını istediği sorulmalı, usulünce önceki bozma kararı da gözetilerek sorumlular ve sorumlu oldukları miktarlar belirlenmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 24.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy