(2330 S. K. m. 3)
Dava: Davacı İçişleri Bakanlığı vekili Avukat Ömer Oktav tarafından, davalı Rıza Narin vd. aleyhine 22.2.2001 gününde verilen dilekçe ile 2330 sayılı Yasa gereğince ödenen nakdi tazminatın rücuen tahsilinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 8.4.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Türkan Şahin ve davalı Havva Rakıcı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, 2330 sayılı Yasa gereğince rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan Türkan Şahin ve Havva Rakıcı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgilere göre; 1.5.1998 tarihinde Hürriyet Meydanı'nda İşçi Bayramı adı altında düzenlenen açık hava toplantısı sırasında olaylar çıkmıştır. 400-500 kişilik ve özel kıyafetler giymiş bir grup taş ve sopalarla güvenlik görevlilerine saldırmıştır. Bu nedenle 36 görevli yaralanmış ve 261 kişi de gözaltına alınmıştır. Olaylara karıştığı iddia edilenler hakkında 2911 sayılı Yasa'ya aykırılık suçundan açılan kamu davası ise, 4616 sayılı Yasa gereğince ertelenmiştir. Bu kamu davasında müşteki sıfatı ile dinlenilen görevliler, olay yerinin çok kalabalık olduğunu ve kendilerine saldıranları belirleyemediklerini; sanıkların, görevli başka bir ekip tarafından yakalandığını ifade etmişlerdir. Sanıklar ise, olaylara karışmadıklarını ve yalnızca töreni izlediklerini savunmuşlardır.
Eldeki bu davada, yukarıdaki olay sırasında yaralanan polis memuru Ahmet Kar'a 2330 sayılı Yasa uyarınca yapılan yardımın ödetilmesi isteminde bulunulmuş ve davalı olarak da 13 kişi gösterilmiştir.
2330 sayılı Yasa uyarınca ilgililere yapılan ödemelerin, rücua konu olaya neden olanlardan alınması gerekir. Bu anlamda davacı, davalıların zararlandırıcı eylemi gerçekleştirdiklerini kanıtlama yükümlülüğü altındadır. İstemin kaynağı, dava dışı polis memurunun yaralanmasıdır. Davalılar hakkında, kamu adına takibi gereken bu konuda açılmış bir dava bulunmamaktadır. Diğer yandan, açılan kamu davası ise 2911 sayılı Yasa'ya aykırılık nedeniyle olup; rücua konu yaralanma eylemi ile doğrudan ilgili bulunmamaktadır. Şu durumda, davacı savını kanıtlayamamıştır. Mahkemece davanın reddi yerine yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy