(1136 S. K. m. 164) (657 S. K. m. 146) (399 S. KHK. m. 37)
Dava: Davacı Salih Aslan tarafından, davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü vd. aleyhine 30.10.2002 gününde verilen dilekçe ile davacının vekil olarak görev yaptığı davalarda hükmedilen vekalet ücretlerinin tamamının ödenmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.9.2005 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davalı kurumda 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre sözleşmeli memur statüsü ile avukat olarak çalışan davacı, mahkemelerce hükmedilen avukatlık ücretlerinin limitsiz ve sınırsız olarak ödenmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ve karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi hükümlerine dayanarak istekte bulunmaktadır. Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesindeki düzenlemeler vekil ile müvekkil arasındaki ücret ilişkilerine yöneliktir. Bu ilişkinin taraflar açısından ne gibi yükümlülükler getirdiğini belirlemek için varsa sözleşmedeki kurallara veya yasal düzenlemeye bakılmalıdır.
Davacı, davalı kurumda kamu hukuku kuralları içinde gerçekleşen atama tasarrufu ile çalıştığına göre vekalet ücretine ilişkin özel bir sözleşme yapması söz konusu değildir. Bu durumda uyuşmazlığın, davacının statüsü gereği tabi olduğu yasal kurallara göre çözümlenmesi gerekir. Davacı 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre çalışmaktadır. Anılan kararnamenin 37. maddesinde avukatlara verilecek vekalet ücretleri hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanması öngörülmüştür. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 146. maddesi ise kamu kurumlarında çalışan avukatlara ödenecek vekalet ücretine ilişkin bağlayıcı kurallar getirilmiştir.
Bunun yanında Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesindeki tarifeye göre karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir hükmü bu ücretin doğrudan avukata ödeneceği anlamında değildir. Nitekim aynı cümlenin devamında yer alan Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez. biçimindeki düzenleme ile mahkemelerce hükmedilen vekalet ücretinin öncelikle müvekkile ait olduğu, ancak vekilinin vekalet ücretini güvence altına almak için, başkalarına ödenmesinin önüne geçilmesinin amaçlandığı görülmektedir. O halde davacı ancak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'ndaki kurallara göre belirlenen miktardan fazla vekalet ücreti isteyemez. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde, davanın kabul edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 05.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy