(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Mustafa Kaya vekili Avukat Hakan Bahadır tarafından, davalı Fikri Karaerkek aleyhine 16.9.2002 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.10.2005 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, davalı noterde sahte belgelerle davacıya çalıntı otomobil satılmış olmasından kaynaklanan zararın ödetilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu satış işlemi sırasında kullanılmış olan ve Fatsa Emniyet Müdürlüğünce düzenlenmiş olduğu anlaşılan Motorlu Araç Tescil Belgesinde aracın markası ile modeli yazılı olmadığı için satış işleminin yapılmaması gerekirken davalı noterin bu belgeye göre satış işlemini yapmış olması nedeniyle zarardan sorumlu olduğuna karar verilmiştir. Oysa ki satışı yapılan aracın Motorlu Araç Tescil Belgesinde yazılı araç olmadığı hakkında bir iddia yoktur. Kaldı ki aynı araca ait ve yine satış sırasında ibraz edilmiş olan Motorlu Araç Trafik Belgesinde araca ait marka ve model bilgileri bulunduğu gibi birlikte kullanılan bu iki belgedeki diğer tüm bilgiler de birbirini tutmaktadır. Davacıya satılan aracın her iki belgede yazılı araç olduğu konusunda bir uyuşmazlık da yoktur. Bu nedenlerle Motorlu Araç Tescil Belgesinde şekli bazı eksiklikler davalı noterin satış işlemini yapmamasını gerektirmez. Satış işleminde kullanılan sürücü belgesinin sahte olduğu da anlaşılamamıştır. Bu halde davacının zarar görmesinde davalının herhangi bir kusurunun bulunduğu kanıtlanmış değildir. Dava dışı üçüncü kişilerin haksız eylemleri ile davacının zarara uğradığı ve davalının bu kişilerle hukuki veya fiili ilişkisinin bulunduğu konusunda herhangi bir iddia ve delil de bulunmadığına göre hakkındaki davanın reddedilmesi gerekir. Yerel mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy