(818 S. K. m. 43)
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davalı C. A. hakkındaki dava reddedilmiş, davalı N. D. hakkındaki dava kısmen kabul edilmiş, kararı davacı ile davalılardan N. D. temyiz etmiştir.
Davacı Bakanlık, Gölcük Devlet Hastanesi Çocuk bölümünde tedavi gören küçük C. M.’nun tedavisi sırasında hatalı yapılan enjeksiyona bağlı olarak ölümü nedeniyle ölenin yakınlarına ödediği tazminatı küçüğü tedavi eden doktor ve iğneyi yapan hemşireden rücuen istemektedir. Yerel mahkeme davalıların kusur durumunu belirlemek için bilirkişi incelemesi yapmış ve buna göre olayda 4/8 davalı hemşire N. D.’un kusurlu olduğunu kabul ederek, hüküm kurmuştur. Dosyadaki belgelerden ve tanık beyanlarından küçüğün ölümüne neden olan enjeksiyonun yapıldığı sırada davalı doktorun da hastanın başında bulunduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda davalı doktorun yanlış uygulanan enjeksiyona müdahale etme imkanı varken etmemesi ve hatta verdiği talimatla serum setinin yukarı kaldırılarak daha hızlı bir şekilde iğnenin verilmesini sağladığı, keza ölüm nedeninin “potasyum klorün setten hızlı verilmiş olması” olduğunun tespiti karşısında davalı doktorun da dava konusu eylem nedeniyle kusurlu ve sorumlu olduğunun kabulü gerekir. O halde 4/8 kusurdan her iki davalının eşit oranda sorumlu ve kusurlu oldukları kabul edilerek hükmedilen miktardan her ikisinin de kusurları oranında sorumlu tutulması gerekirken, davalı doktor hakkındaki davanın tümden reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalı N. D.’un diğer temyiz itirazlarına gelince; davalının ebe olduğu halde, hemşire olarak görevlendirildiği ve hastanede çalıştığı anlaşılmaktadır. Ebelerin asıl görevinin koruyucu hekimlik hizmetleri olduğu ve sağlık ocaklarında çalışmaları gerektiği ve keza aldıkları eğitimin bu amaca yönelik olması nedeniyle; adı geçen davalı yararına Borçlar Kanunu’nun 43. maddesi gereğince uygun bir miktar indirim yapılmamasının gözetilmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
4-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; Yargılama giderlerinin eksik hesaplanması da usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte gösterilen nedenle gösterilen nedenlerle taraflar, 3 nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı N. D., 4 nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacı bakanlık yararına takdir olunan 500,00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davalı N. D.’a yükletilmesine ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)