(1086 S. K. m. 7)
Dava: Davacı V. vekili Avukat H. tarafından, davalı TCDD. Genel Müdürlüğü aleyhine 23.8.2002 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.10.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, davacıların desteğinin tren çarpması sonucu ölümü nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı kurumun demiryolu kenarına yayaların geçişini önleyecek ihata duvarı ve bu riski giderici çalışma yapmaması nedeniyle kusurlu olduğu benimsenerek sorumluluğuna karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden kaza yerinde hemzemin geçit bulunmadığı, bu nedenle Karayolları Trafik Yasası'nın uygulanamayacağı anlaşılmaktadır. Demiryolu yapmak ve işletmek davalı idareye kamu yasası ile verilmiş bir görevdir. Bu işin yanlış düzenlenmesi, kötü yürütülmesi, kusurlu tertibi ve bunun sonucunda zarar doğması hukuki nitelikçe hizmet kusurundan doğan bir zarar nitelisi taşımaktadır.
Somut olayda davalının hemzemin geçit olmayan ancak meskun mahale çok yakın bulunan bir yerde rayların kenarlarına yaya girişini önleyecek ihata duvarı yaptırmaması nedeniyle zarar doğduğu ileri sürüldüğüne göre, dava hizmet kusuru nedeniyle tam yargı davası niteliğindedir. Böyle bir uyuşmazlığın ise idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekir. Şu durum karşısında yargı yolu bakımından dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken mahkemece işin esasının incelenmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazları ile davacı temyizinin incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy