(765 S. K. m. 240) (818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Aydın Özyar vekili Avukat M. Özdemir Hatipoğlu tarafından, davalı Mahfuz Güler aleyhine 15.5.2002 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; verilen kararın dairece bozulmasına üzerine bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.4.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalının temyizi üzerine dairece hüküm altına alınan tazminat miktarının fazla olması nedeniyle daha alt düzeyde tazminata hükmedilmek ve vekalet ücreti yönünden bozulmuş, yerel mahkemece bozmaya uyulmuş, manevi tazminat miktarı indirilerek dava kısmen kabul edilmiş, bu kararı davalı temyiz etmiştir.
Dava konusu, davalının 9.4.2002 tarihinde TBMM'de yaptığı konuşmadır. Davalı adı geçen konuşmasında Aydın Özyar Danıştay İkinci Dairesinin 2000/2201 sayılı kararıyla İstanbul Milli Eğitim Müdür vekiliyken, Hasan Terzi ile birlikte, Bahçelievler Halit Ziya Uşaklıgil İlköğretim Müdürlüğü'ne Atıf Cengiz isimli öğretmenin atanması için usulsüz işlem yaptıkları gerekçesiyle, haklarında TCK 240. maddesine göre, Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılmışken, Aydın Özyar (davacı) Öğretmen Eğitimi Genel Müdürlüğü'ne Hasan Terzi ise Personel Genel Müdür Yardımcılığı'na getirilmiştir. Türk Ceza Kanunu'nun 240. maddesine göre yargılananlar, himmetinizle genel müdür oluyor Sayın Bakan... demiştir. Davalı sözlerin Danıştay İkinci Dairesinin verdiği Lüzum-u Muhakeme kararına dayandığını savunmuştur. Gerçekten de dosyada Danıştay İkinci Dairesi'nin 19.4.2000 tarih 1998/3682 Esas-2000/2201 karar sayılı kararı ile davacı ve arkadaşları hakkında Atıf Cengiz'in atanması olayı nedeniyle TCK 240. maddesi uyarınca lüzum-u muhakemeleri ve sanıkların yargılanmalarının Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesinde yapılmasına karar verildiği; Danıştay İdari İşler Kurulu'nun 19.4.2001 gün ve 2001/74 Esas, 63 Karar sayılı kararı ile bu lüzum-u muhakeme kararının bozularak men'i muhakeme kararı verildiğine dair karar örnekleri bulunmaktadır. Şu durumda davalı konuşmasının içeriği ve olayın gelişimi dikkate alındığında davacının kişilik haklarına saldırıldığının kabulü olanaksız ise de, her nasılsa maddi hata sonucu Danıştay kararlarının gözden kaçırılmış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle saldırının varlığı kabul edilmiştir. Yerel mahkemece bozmaya uyulmakla kural olarak usuli kazanılmış hak oluşur ise de, maddi hata bu kuralın istisnasıdır. Bir başka deyimle maddi hata sonucu verilen kararlar, taraflar yönünden usuli kazanılmış hak durumunu oluşturmaz ve her zaman düzeltilmesi mümkündür. O halde davanın yukarıda anılan ilkeler de gözetilerek tümden reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 24.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy