(818 S. K. m. 49, 53)
Dava: Davacı E.Ç vekili Av. A.T tarafından, davalı E.Ş.A aleyhine 08.07.2002 gününde verilen dilekçe ile ve birleşen davada manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 26.10.2004 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili Av. N.A tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18.04.2006 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. M.Ö ile karşı taraftan davalı vekili Av. M.E geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Davacı, davalının üç televizyon kanalında ve iki gazetede yayınlanan açıklamalarında kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı ise, davarım reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesinden verilen beraat kararları bağlayıcı değil ise de maddi olguların saptanmasına ilişkin ceza mahkemesi kararları hukuk hâkimi yönünden bağlayıcıdır. Davaya konu edilen 16.09.2002 tarihli Vatan Gazetesi'ndeki açıklama nedeniyle davacının şikâyeti üzerine davalı hakkında Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2002/1563 esas sayılı dosyasında kamu davası bulunduğu, yine dava konusu 18.06.2002 günlü Cine 5 kanalında yayımlanan açıklaması nedeniyle davacının şikâyeti üzerine davalı hakkında Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2002 tarih ve 2002/36168 hazırlık sayısı ile Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda, davalıya yöneltilen eylemin niteliği ve somut olayın gösterdiği özellikler itibariyle, dava konusu yayın ile ilgili olarak davalı hakkındaki ceza davalarının sonucu beklenilmek ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmek üzere karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 450,00 YTL duruşma ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18.04.2006 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyorum. 18.04.2006(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy