(1086 S. K. m. 440, 442)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 24.9.2004 gün ve 2004/2405-2004/10453 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK'nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı ilk davasında 8.000.000.000 TL. maddi, 2.000.000.000 TL. manevi, ikinci davada 131.794.961.877 TL. maddi tazminat istemiştir. Yerel mahkemece 3.7.2002 tarih 2001/546 E., 2002/500 karar sayılı hükümle 139.794.961.877 lira maddi, 2.000.000.000 TL. manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Bu karar Milli Savunma Bakanlığı tarafından temyiz edilmiş ve karar sadece ek dava yönünden ve husumetin ek davada yanlış yöneltildiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında son hesap raporunun verildiği 21.5.2002 tarihinin üzerinden bir yılı aşkın sürenin geçmesi, bu süre içinde emsal maaşların değişmesi nedeniyle yeniden bilirkişi görüşüne başvurulmuştur. 11.12.2003 tarihli raporu ile davacının zararının 173.342.808.467 TL. olduğu belirlenmiştir. Davacı bu rapor sonrası davalı Milli Savunma Bakanlığı hakkında Ankara 30. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/715 E-733 K. sayılı davası ile toplam 200.000.000 TL. maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Anılan dosya bu dosya ile birleştirilerek yapılan yargılama sonunda 17.342.808.467 TL. maddi tazminatın davalı Milli Savunma Bakanlığından tahsiline karar verilmiştir. Davalı tarafından temyizi üzerine önceki kararın davacı tarafından temyiz edilmemiş olması nedeniyle bozma öncesi hükmedilen miktarın taraflar yönünden usulü kazanılmış hak oluşturduğu ve bu sebepten önceki tazminattan daha fazlasına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Oysa asgari ücret kamu düzeniyle ilgili olup sırf davacının bu kararı temyiz etmemiş olması nedeniyle davalı lehine usulü kazanılmış haktan söz etmek mümkün değildir. Davacı ücretin değişmesinden kaynaklanan davasını zamanaşımı süresi içinde ve kararın kesinleşme tarihine kadar açabilir. Yerel mahkeme kararı davalının temyiziyle dahi olsa bozulmakta kesinleşmediğinden davacının istemine karar verilmiş olması doğrudur. Ne var ki karar dairemizce bozulmuş olduğundan davacının karar düzeltme istemi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440-442. maddeleri uyarınca kabul edilmeli, bozma kararı kaldırılmalı ve hüküm gösterilen nedenlerle onanmalıdır.
Sonuç: Davacının karar düzeltme isteminin kabulüne, bozma kararının kaldırılmasına ve hükmün yukarıda gösterilen nedenlerle ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy