(818 S. K. m. 41)
Davacı V. vekili Av. H. tarafından, davalı TCDD Genel Müdürlüğü aleyhine 23.8.2002 tarihinde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.10.2004 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki taraf vekillerince süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davacıların desteğinin tren çarpması sonucu ölümü sebebiyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı kurumun demiryolu kenarına yayaların geçişini önleyecek ihale duvarı ve bu riski giderici çalışma yapmaması sebebiyle kusurlu olduğu benimsenerek sorumluluğuna karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden kaza yerinde hemzemin geçit bulunmadığı, bu sebeple Karayolları Trafik Yasası'nın uygulanamayacağı anlaşılmaktadır. Demiryolu yapmak ve işletmek davalı idareye kamu kanunu ile verilmiş bir görevdir. Bu işin yanlış düzenlenmesi, kötü yürütülmesi, kusurlu tertibi ve bunun sonucunda zarar doğması hukuki nitelikçe hizmet kusurundan doğan bir zarar niteliği taşımaktadır.
Somut olayda davalının hemzemin geçit olmayan ancak meskun mahale çok yakın bulunan bir yerde rayların kenarlarına yaya girişini önleyecek ihata duvarı yaptırmaması sebebiyle zarar doğduğu ileri sürüldüğüne göre, dava hizmet kusuru sebebiyle tam yargı davası niteliğindedir.
Böyle bir uyuşmazlığın ise idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekir. Bu durum karşısında yargı yolu bakımından dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, mahkemece işin esasının tetkiki bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeple davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazları ile davacı temyizinin incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 06.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy