(818 S. K. m. 47) (1086 S. K. m. 4)
Dava: Davacı R. vd. vekili Avukat Y.S. tarafından, davalı M. aleyhine 08.01.2004 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.01.2005 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, trafik kazası sonucu desteklerini kaybeden davacıların manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, bu davadan önce Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/404 Esas, 2003/246 Karar sayılı dosyasında açtıkları davada, kazaya karışan araç sürücülerinden olayda annelerinin ölümünden dolayı toplam 9.000.000.000.-TL manevi tazminat istemişlerdir. Mahkemece bu isteğin tamamı kabul edilmiş; karar temyiz aşamasından geçerek kesinleşmiştir. Davacılar bu defa kazaya karışan 44 .. ... plakalı araç malikinden 9.000.000.000.-TL manevi tazminat isteminde bulunmuşlar ve mahkemece bu istek de kabul edilmiştir.
Hukuka aykırı eylem nedeniyle çekilen ruhsal elem ve üzüntüler o tarihte duyulmuş olacağından manevi zararın tamamının dava edilmesi gereklidir. Manevi tazminatın sadece bir kısmının dava edilerek, kalanının saklı tutulması manevi tazminatın niteliğine uygun düşmez. Bu nedenle davacılar sonradan araç malikine karşı manevi tazminata ilişkin olarak ikinci bir dava açamazlar. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek manevi tazminat isteğinin hüküm altına alınmış olması doğru görülmediğinden tazminat isteği reddedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy