(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 100) (3065 S. K. m. 24)
Dava: Davacı Boğaziçi Elektrik Dağ. A.ş. Genel Müdürlüğü vekili Avukat D.Ç. tarafından, davalı N. aleyhine 03.04.2003 gününde verilen dilekçe ile kaçak elektrik kullanımı üzerine girişilen icra takibine itirazın iptali ve İcra inkar tazminatı istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; itirazının iptaline, takibin devamına; İcra inkar tazminatı talebinin reddine dair verilen 15.06.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istem itirazın iptali yönünden kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
a) İtirazın iptali istemine konu takipte KDV'si ile birlikte 2.292.152.000.-TL asıl alacak miktarına 1.767.096.000.-TL'lik gecikme zammı ve gecikme zammı KDV'si eklenerek toplam 4.059.248.000.-TL'nin takip tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsili istenmiştir. Mahkemece takip konusu miktar üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Gecikme cezası faiz niteliğindedir. Bu nedenle, takip konusu alacağın haksız eylemden doğduğu göz önünde bulundurularak, eylem tarihinden itibaren ancak yasal faiz istenebilir. Bu bakımdan, gecikme cezası adı altında ve yasal faiz oranlarım aşar biçimde takip yapılması ve mahkemece de bu istemin kabulü doğru değildir. Diğer yandan, gecikme cezası adı ile hesaplanan miktarın asıl borca eklenmesi ve toplamı üzerinden takip tarihinden faiz isteminde bulunulması ise; faize faiz yürütülemeyeceğine ilişkin BK'nun 100/son maddesi hükmüne açık aykırılık oluşturacağından bu yönün göz ardı edilmesi doğru değildir. Mahkemece yapılacak iş, asıl alacak miktarı ile sınırlı olarak takibin iptaline karar vermek ve asıl alacak miktarına da istem bulunduğu takdirde haksız eylem tarihinden faiz yürütülmesini hükme bağlamaktır.
b) Uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Davalı tacir olmadığına göre takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmelidir. İcra takip talebinde -takip tarihinden reeskont faizi- istemi olduğu dikkate alınmadan takibin olduğu gibi devamına karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23.03.2006 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy:
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nca çıkartılan ve Resmi Gazete'nin 9 Kasım 1995 tarihli nüshasında yayınlanan Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinde; 43. maddesinde kaçak elektrik kullanıldığının tespiti halinde bunun 1,5 katı üzerinden hesap ve fatura edileceğinin; 57/2. maddesinde ise, enerji tüketim bedelleri faturada belirlenen son ödeme tarihine kadar ödenmediği takdirde 6183 Sayılı Kanunda gecikme için öngörülen oranlar gecikme cezası hesabına esas alınır denmektedir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 24/c maddesine göre de vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi her türlü hizmet ve gelirler Katma Değer Vergisi'nin matrahına dahil edilir.
Açıklanan yönetmelik ve yasa maddeleri nazara alındığında, kaçak elektrik kullanılması halinde gecikme cezası ve Katma Değer Vergisi alınmayacağına dair bir hüküm bulunmadığı gibi gerek abone olarak ve gerekse kaçak olarak olsun neticede verilen elektrik hizmeti karşılığı olarak bedel istendiği göz önüne alındığında, alınmamasını gerektiren bir durum da yoktur. Kaçak elektrik bedeli hesabının ayrı yapılması, geç ödeme nedeniyle gündeme gelen gecikme cezası ve bunun Katma Değer Vergisi'nin alınmasını ortadan kaldırmaz. Kaldı ki, gecikme halinde ayrıca gecikme cezası alındığı herkes tarafından bilinir ve uygulama da bu yöndedir.
Şu halde, kaçak elektrik bedelinin fatura ile ilgilisine tebliğinden sonra geç ödenmesi halinde gecikme cezası ve bunun Katma Değer Vergisinden kaçak elektrik kullananın sorumlu tutulması düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşlerine katılmıyoruz.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy