(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Ali İhsan Soysal vekili Avukat Mustafa İslamoğlu tarafından, davalı Mehmet Bahan aleyhine 22.11.2002 gününde verilen dilekçe ile bononun bedelsizliğinin tespitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 25.3.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
Dava, bononun bedelsizliğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, aracıyla giderken davalının çocuğuna çarpıp yaralanmasına neden olduğunu, tedavi giderlerinin karşılanması amacıyla 2,5 milyar TL. bedelli ve 3.11.2002 tarihli bono verdiğini; davalının sigortalı olması nedeniyle tedavi giderlerinin ilgili kurumca karşılandığını öğrendiğini, bu durumda davalıya karşı bono bedeli kadar, ilgili kuruma karşı tedavi bedeli kadar sorumlu duruma düştüğünü; davalının yaptığı icra takibi ile bono bedelinin tamamını istediğini, oysa bono bedelinin tedavi masraflarının teminatı olarak verilmiş olması nedeniyle bu miktar için geçerli olduğundan fazlaya ilişkin kısım için bedelsiz olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, davalının çocuğunun tedavisi ile ilgili olarak Isparta Eğirdir Kemik Hastalıkları Hastanesine gidip geldiği, çocuğun ayağının kırılması nedeniyle taraflar arasındaki tazminat olarak anlaşılan miktarın mahkemece normal değerlendirilmesi karşısında senedin bedelsizliğinin ileri sürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Tüm dosya kapsamı karşısında davacının davalının küçük çocuğuna karşı işlediği haksız eylem nedeniyle tedavi giderlerini karşılamak üzere 2,5 milyar TL'lik bono verdiği sabittir. Davacı davalıya her ne kadar yukarıda yazılı miktar için bono vermişse de bono bedelinin zararın gerçek miktarı ile sınırlı olduğunu belirtip fazlaya ilişkin kısmın bedelsizliğinin tespitini istemiştir. Bono bedelinin tedavi masraflarına karşılık verildiği sabit olduğundan gerçek zararla sınırlı olması gerekir. Şu durumda, mahkemece davalının çocuğunun yaralanması ve yapılan tedavisi ile ilgili belgeler getirtilip gerçek zarar miktarı belirlenip sonucuna göre karar verilmelidir.
Anılan yön gözetilmeden gerçek zarar miktarı araştırılmadan eksik araştırma sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 15.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy