(7201 S. K. m. 35)
Dava: Davacı Remziye Y.(asaleten Emre ve Senem'e velayeten) vekili Avukat İsmail Y. tarafından, davalı Erdoğan U. vd. aleyhine 18.8.1998 ve 1.9.1998 gününde verilen dilekçeler ile birleştirilerek görülen davalarda trafik kazası nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 1.7.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Erdoğan U. vekili Avukat Feridun G. vd. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Birleştirilen davanın davalısı Erdoğan U. adına tebliğe çıkarılan dava dilekçesi adreste tanınmadığından bila tebliğ iade edilmiştir. Yerel mahkemece ilk oturum davalının tebligata yarar adresinin araştırılması için Cumhuriyet Başsavcılığına ve Trafik Müdürlüğüne yazı yazılmasına karar verilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan yazıya verilen cevapta ilk tebligatın çıkarıldığı adreste Şükrü Y.'un oturduğu, davalı Erdoğan U.'ın çevrede ve sokak sakinlerince tanınmadığı bildirilmiş, Trafik Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen cevapta ise davalının tebligat adresi bildirilmiştir. Yargılamanın ikinci oturumunda, gelen yazı cevapları okunmuş davacı vekili Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince tebligat yapılmasının talep edilmesi üzerine 35. maddeye göre tebligat yapılarak yargılamaya devam edilip hüküm kurulmuştur.
Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Açıklanan düzenleme gözetildiğinde davalının Trafik Müdürlüğünden bildirilen adresi tebligat adresi olup anılan adrese tebliğ söz konusu değildir. Dava dilekçesinin tebliğ edildiği adreste oturmadığı, anılan adresin diğer davalıya ait olduğu anlaşılmaktadır. Tebligata uygun adrese yapılmış bir tebliğ söz konusu olmadığından yasanın aradığı kanunun gösterdiği usullere göre yapılmış bir tebliğden de söz edilemez. Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeksizin taraf teşkili yapılmadan ve davalının savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devam edilerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 22.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy