(2709 S. K. m. 68, 69) (2820 S. K. m. 3, 15, 98, 101, 104, 121) (2908 S. K. m. 50)
Dava: Davacı Darende Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, davalı Enver Mehmet Yalım vd. aleyhine 2.10.2003 gününde verilen dilekçe ile siyasi parti ilçe örgütünün feshinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kabulüne dair verilen 16.12.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi Darende Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Darende Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Demokrat Türkiye Partisi Darende ilçe örgütü başkan ve üyeleri olan davalıların, ilçe kongresini zamanında yapmadıklarını belirterek, 2820 sayılı Yasanın 121, 2908 sayılı Yasanın 50/2 gereğince ilçe teşkilatının feshine karar verilmesinin istenilmesi üzerine, mahkemece ilçe başkanı ve üyeleri olan davalılara tebligat yapılarak adı geçen partinin ilçe örgütünün feshine karar verilmiş, kararı Darende Cumhuriyet Başsavcılığı temyiz etmiştir.
2820 sayılı Siyasi Partiler Yasasının 3. maddesinde siyasi partilerin tüzel kişiliğe sahip oldukları, aynı yasanın 15/3. maddesinde de partiyi temsil yetkisinin genel başkana ait bulunduğu, yasalardaki özel hükümler saklı kalmak koşulu ile parti adına dava açma ve partiye karşı açılan davada husumet yetkisinin genel başkana veya ona izafeten bu yetkileri kullanmak üzere parti tüzüğünün göstereceği parti mercilerine ait olduğu belirtilmiştir.
2820 sayılı Siyasi Partiler Yasasında bir partinin ilçe örgütü başkan ve üyelerinin siyasi partinin ilçe teşkilatını temsile yetkili oldukları konusunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Parti genel başkanının böyle bir yetkiyi ilçe örgütüne devrettiğine ilişkin bir bilgi veya belge de sunulmamıştır.
Mahkemece, Demokrat Türkiye Partisi Darende ilçe örgütü başkanı ve üyeleri olan davalılara -bir tanesi dışında- tebligat yapılarak istemin kabulüne karar verilmişse de davanın niteliği itibariyle, tüzel kişiliği bulunan siyasi partiyi temsile yetkili olmayan gerçek kişilere husumet yöneltilerek davaya bakılamaz. Her ne kadar davalılar kararı temyiz etmemiş iseler de böyle bir yanlışlığın genişletilmemesi bakımından dava husumet yokluğu nedeniyle reddedilmelidir.
Diğer yandan; Anayasa'nın 68 ve 69, 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası'nın 98, 101 ve 104. maddelerinde gösterilen düzenlemeler gözetilmeyerek işin esasının incelenmiş olması da doğru değildir.
Yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilerek istemin reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 03.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy