(1086 S. K. m. 74)
Davacı Jutta Anneliese Wilbert Öztürk ve diğerleri vekili Avukat Ali Çetinkaya tarafından, davalı İsviçre Sigorta A.Ş. ve diğerleri aleyhine 13.7.1999 tarihinde verilen dilekçe ile ölümlü trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat dava ve ıslah dilekçesi ile istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı Pak Gıda Üretim İmalat A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulüne, sair davalılar yönünden davanın reddine dair verilen 4.5.2004 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı Pak Gıda Üretim ve Pazarlama A.Ş. vekili Avukat Mustafa Akıncı tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Sair temyiz itirazlarına gelince;
Dava, davacıların desteğinin trafik kazası sonucu ölümü sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacının imam nikahlı eşi olduğu gibi ayrıca resmi nikahlı eşinin de bulunduğu gelen kayıtlardan anlaşılmaktadır. Ne var ki resmi nikahlı eşi tarafından destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunulmamıştır. Yine davacının annesi de bu kalem için istem de bulunduğu durumda davasını takip etmediğinden bu konuda da hesap yapılmamış ve tazminata hükmedilmemiştir. Şu haliyle destek tazminatı hesabı desteğin geliri, geçim koşulları, sosyal konumu, gelir düzeyi gözönüne alınarak hesap yapılmalıdır. Hesap yapılırken desteğe ayrılan pay oranı yukarda ki ilkelere göre açıkça belirtilmelidir. Destekten yoksun kalanlara da ne oranda destek olunacağı açıklanmalıdır. Hükme dayanak bilirkişi raporunda davacının imam nikahlı eşine yıllara göre %30-35-40 ve 45 oranlarında destek tazminatına hükmedilmiştir. Ancak dava açmayan resmi nikahlı eşin destek oranı belirtilmediği gibi, yine davasını takip etmeyen annenin destek oranı da belirtilmemiştir. Ölenin gelirinin %64 oranı davacılara destek oranı olarak ayrılmıştır. Bu belirleme esas alındığında resmi nikahlı eşe ve annesine belirli oranda destek payı ayrıldığında desteğe ayrılan bir oran kalmayacağı anlaşılmaktadır. Yukarda açıklanan ilkelere aykırı olan bilirkişi raporunun esas alınması doğru değildir.
Bu sebeple açıklanan esaslara göre hesap yapılarak destek tazminatının belirlenmesi gerekirken destek oranları doğru olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Dosyadaki belgelerden, davalı şirkete ilişkin aracın sigorta şirketi davalı İsviçre Sigorta A.Ş tarafından 30.09.2000 gününde desteğin mirasçılarına 637 milyon TL. ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacılara, kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigortasından yapılmış olan ödemenin tazminatın denkleştirilmesi ilkesi gereği hesaplanan destek tazminatından düşülmesi gerekir. Trafik sigortası tarafından davacılara ödenen destek tazminatı miktarının destek zararından indirilmesi gerekirken bu yönün göz ardı edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
4- Davacılar dava dilekçeleri ile faiz isteminde bulunmalarına rağmen, ıslah dilekçeleri ile faiz isteminde bulunmamışlardır. Islah yeni bir dava niteliğinde olduğundan ıslah edilen kısım için de ayrıca faiz istenmesi gerekir. Mahkemece ıslah edilen kısım için istem olmadığı durumda faize hükmedilmesi HUMK. nun 74. maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda 2, 3 ve 4 no.lu bentlerde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının 1 no.lu bentte açıklanan sebeple reddine ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 26.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy