(818 S. K. m. 18)
Dava: Davacı Hulusi Necati Kurmel vekili Avukat Şebnem Tuncel tarafından, davalı Bedri Şefik vd. aleyhine 24.2.2003 gününde verilen dilekçe ile muvazaalı satışın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 9.3.2005 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, BK.nun 18. maddesine dayalı danışıklı işlemin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacıya, borçlu olan davalı Bedri Şefik'in sahibi olduğu gayrimenkulü muvazaalı olarak önce eşi diğer davalı Nurcihan Şefik'e, bilahare de onun Bilgin Dış Tic. A.Ş.'ne devretmiş olduğu iddiasıyla yapılan bu satışın iptali istemidir. Davacı dava dilekçesinde davalı Bedri Şefik'e 1997 yılında Bulgaristan'daki özelleştirme sırasında satın alınan bir şirket dolayısıyla aralarında ortaklık ilişkisi kurulduğunu, bilahare şirketin ekonomik durumunun kötüleşmesi üzerine davalıya hisse devri yapıldığını ve davalı Bedri Şefik'in de buna karşılık senetler verdiğini, ancak sonradan yine davalı Bedri Şefik tarafından bu senetlerin bedelsiz kaldığı iddiasıyla davacı aleyhine senetlerin iptali davası açıldığını bilahare anılan davadan davalı Bedri Şefik vekilinin feragat ettiğini, davacının da masraf ve vekalet ücreti talebinde bulunmadığını; ancak senet iptali davasını davalı Bedri Şefik adına açan Avukat Arif Hikmet Aydın olduğunu ve feragat beyanında ise bir başka avukatın bulunduğunu; Avukat Arif Hikmet Aydın'ın bunun üzerine davacı ve davalı Bedri Şefik'i müteselsil sorumlu göstererek İstanbul Barosu Hakem Kurulunda vekalet ücreti alacak davası açtığını, anılan davada vekalet ücretinin davacı ve davalı Bedri'den tahsiline karar verildiğini; ancak Bedri Şefik'in borcunu karşılar malı olmaması nedeniyle diğer sorumlu davacının İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2002/7770 esas sayılı dosyasına (265.512.634.034)TL yatırdığını ve bunun davalı Bedri Şefik'ten tahsili için açtığı davanın derdest olduğunu ancak davayı kazanması halinde dahi daha önce alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla davalı Bedri Şefik tarafından diğer davalı eşine yapılan satış nedeniyle bu alacağı tahsil edemeyeceğinin açık olduğunu belirterek davacının ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretini tahsil etmesini engellemek amacıyla yapıldığı iddiasıyla tasarrufun muvazaa nedeniyle iptalini istemiştir.
Davalılar cevabında davaya konu alacağın devir tarihinden sonra doğduğunu, devirin muvazaalı olmadığını; davacının devir işleminden çok önceden haberi olduğunu; davalı Nurcihan Şefik tarafından Küçükçekmece 2. Tapu Sicil Müdürlüğünden 9.12.1999 tarihli davacı lehine 732 milyar lira bedelli ipotek tesis ettiğini; 10.12.1999 tarihli davacıya ipotek belgesi verildiğini 27.8.2002'de ipoteği kendisinin fek ettirdiğini belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece alacağın İstanbul Baro Hakem Kurulunda açılan 2002/25 esas sayılı dava sonunda doğduğunu; alacağa konu borç ilişkisinin ister İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 2001/1134 esas sayılı senet iptali davasının açılma tarihi olan 19.6.2001, ister bu davanın feragat edildiği 29.8.2001 tarihli ister bu davanın karara bağlandığı 31.8.2001 ve isterse İstanbul Barosu Hakem Kuruluna davanın açıldığı 28.12.2002, tarihinde (aslında anılan tarihin 14.2.2002 karar tarihi (10.7.2002) doğduğu kabul edilsin satış işleminin 17.9.1998 tarihinde yapılması karşısında bu işlemin dava konusu alacağın tahsilini önlemek amacıyla muvazaalı olarak yapıldığının kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Dosya kapsamına göre taraflar arasında 1997 yılında ortaklık ilişkisi kurulduğu ve hisse devri yapılarak buna karşılık senetler düzenlendiği, böylece alacak-borç ilişkisi kurulduğu davalı Bedri Şefik tarafından bilahare bu senetlerin iptali için dava açıldığı ve sonradan bu davadan feragat edildiği; bu arada Bedri Şefik'in taşınmazını 17.9.1998'de diğer davalı eşine devrettiği onun da bilahare 30.5.2003 tarihinde Bilgin Dış Ticaret A.Ş.'ne devrettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar devir işlemi 1998 tarihinde yapılmışsa da taraflar arasında önceden alacak-borç ilişkisi olduğu, buna dair senetler düzenlendiği iddia edilmesi ve yine davalıların da cevaplarında davacının devir işleminden daha önceden haberdar olduğu ve lehine tesis edilen ipoteği kendisinin fek ettirdiğini belirtmeleri karşısında mahkemece davaya konu gayrimenkulün tapu kaydının tüm dayanakları-akit tabloları, ipotek vs. sınırlamalarına dair işlem belgeleri ile taraflar arasında düzenlendiği belirtilen senetler getirtilip tarihleri ve tarafların tutumları hak ve yükümlülükleri tartışılıp sonucuna göre karar verilmelidir.
Anılan yön gözetilmeden ve bütün deliller toplanıp tartışılmadan eksik inceleme sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy