(818 S. K. m. 41, 49)
Dava: Davacı Mehmet Bilgü vekili Avukat Mehmet Bilgü tarafından, davalı Türkiye Halk Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü aleyhine 16.4.2003 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu kişilik haklarına saldırıdan dolayı tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; zamanaşımı nedeniyle istemin reddine dair verilen 27.1.2005 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Davacı, davalının haksız ihtiyati haciz kararı alarak uyguladığını; dava dilekçesinde kendisi hakkında otomobil alım satımı ile uğraşan zaman zaman çevresine faizle borç para da veren bir ticaret adamıdır biçimde sözler kullandığını ve böylece kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu ileri sürerek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, hükümsüz kalan ihtiyati haciz nedeniyle tazminat davasının Borçlar Yasası'nın 60. maddesi gereğince ihtiyati haczin hükümsüz kaldığı tarihten itibaren bir yıl içinde açılması gerektiği, ihtiyati haciz kararı üzerine açılan davanın takip edilmemesi nedeniyle 12.12.2001 tarihinde işlemden kaldırıldığı, dava açma süresinin İcra ve İflas Yasası'nın 264/4 gereğince işlemden kaldırıldıktan sonraki bir ay sonraya tekabül eden 13.10.2002 tarihinden itibaren başlayacağı, 16.04.2003 tarihinde açılan dava ise bir yıllık süreden sonra açıldığı benimsenerek zamanaşımı süresinin geçtiği benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde davalının, haksız ihtiyati kararı alarak uyguladığı hacizler ile Kumru Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı 2000/67 Esas sayılı dava dosyasına verdiği tarihsiz dilekçede ileri sürdüğü eczacılık faaliyetinin yanı sıra otomobil satımı ile uğraşan zaman zaman çevresine faizle borç para da veren bir ticaret adamıdır biçimindeki açıklamaların da hukuka aykırı olduğunu belirterek kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürmüştür. Yerel mahkemece bu sözlerin hukuki niteliği üzerinde durulup zamanaşımı süresinin geçip geçmediği yönünde bir değerlendirme yapılmadan istemin salt haksız haciz eyleminden dolayı zamanaşımı yönünden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy