(1086 S. K. m. 567)
Dava: Davacı Şükrü Uluoğlu Terekesi adına Tereke Mümessili Ahmet Uluoğlu vekili Avukat Ahmet Fuat Esen tarafından, dahili davalılar Tapu Sicil Müdürlüğü ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü aleyhine 3.6.1999 gününde verilen dilekçe ile veraset ilamındaki muris ile tapu kaydındaki hissedarın aynı kişi olduğunun tespitinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 29.4.2004 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 5.4.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili gelmedi, karşı taraf davalılardan Tapu Sicil Müdürlüğü vekili Avukat Gülderen Şahin geldi, diğer davalı Vakıflar Bölge Müdürlüğü adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, davacının mümessili olduğu terekenin miras bırakanı ile tapu kayıtlarındaki taşınmaz hissedarının aynı kişi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece istem eda davası açılması gereken hallerde tespit davası açılamayacağı gerekçesiyle reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre davacıların miras bırakanının ismi İbrahim oğlu Şükrü Uluoğludur. Üsküdar Selimiye Mahallesinde bulunan 24-48-50-52 ve 54 parsel sayılı taşınmazların ½ hissesi ise Soyadı yazılı olmayan İbrahim Oğlu Şükrü adına kayıtlıdır. Davacılar murislerinin 1949 yılında öldüğünü, yukarıda belirtilen taşınmazlarla ilgili olarak Üsküdar 3. Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış izale-i şuyu ve anılan dosyalarda İbrahim oğlu Şükrü hisseleri için tayin edilen kayyumluklar olduğunu, bu kayyumlukların kaldırılması için ayrıca açılmış davalar olduğunu ve kendilerine tespit davası açılması konusunda süre verildiğini belirterek Tapu kayıtlarında (1/2) hisse maliki gözüken İbrahim Oğlu Şükrü ile veraset ilamında yazılı muris İbrahim oğlu Şükrü Uluoğlu'nun aynı kişi olduğunun tespitini istemişlerdir. Bu haliyle eldeki dava, HUMK'nun 567. maddesine göre açılmış bir tespit davasıdır.
Hukukumuzda genel anlamda tespit davalarının varlığını düzenleyen yasa kuralları bulunmamakla birlikte, tespit davalarının da dinlenebileceği uygulamada ve yerleşmiş yargı kararlarında kabul edilmiş bulunmaktadır. Tespit davası, bir hukuki ilişkinin tespitine yöneliktir. Hukuki ilişkiden amaç, bir kişi ile diğer bir kişi veya eşya arasında somut bir olaydan kaynaklanan ilişkidir. Her türlü ilişki tespit davasının konusu olabilir. Ancak maddi olayların somut hukuki ilişkileri tespit davasının konusu olamazlar. Tespit davası, bir hukuki ilişkinin saptanmasına yönelik olmakla birlikte, diğer davalarda olduğu gibi tespit davasında da hukuki yarar bulunması zorunludur. Tespit davası açılmasında hukuki yarar için ise;
a) Davacının haklı veya hukuki durumu bir tehlikeyle karşı karşıya bulunmalı,
b) Tehdit nedeniyle hakkının sağlanmasında duraksama meydana gelmeli veya tespit isteyenin yararı zarar görecek nitelikte olmalı,
c) Tespit talebiyle bu tehdit ortadan kaldırılabilmelidir.
Davaya konu olayda, taşınmazlarla ilgili izale-i şuyu davaları ve tapudaki murise ait olduğu iddia edilen hisse ile ilgili kayyumluğun kaldırılması davaları derdesttir. Bu haliyle davacıların tapu kaydındaki hissedar ile veraset ilamındaki murisin aynı kişi olduğunun tespiti için dava açmalarında hukuki yararları vardır. Tespit davasından alacakları karar ile taşınmaz hissedarının mirasçısı olduklarını kanıtlayacaklar ve izale-i şuyu davalarında taraf olacaklar, sonuçlarından yararlanacaklardır. Başka bir dava türü ile anılan sonuca ulaşamayacaklardır. Şu durumda mahkemece işin esası incelenip varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy