(743 S. K. m. 917) (4721 S. K. m. 1007) (2004 S. K. m. 89) (6762 S. K. m. 20/2)
Davacı Y. O. Turizm Tekstil İnşaat Elektronik Gıda Sanayi ve Ticaret A. Ş. vekili Avukat M. tarafından, davalı Maliye Hazinesi aleyhine 10.7.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu sicilinin tutulmasından dolayı uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin reddine dair verilen 8.2.2005 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 13.9.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat N. ile karşı taraftan davalı hazine vekili Av. A. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, 4721 sayılı Medeni Yasa'nın 1007. maddesinde düzenlenen tapu siciline güven ilkesine dayalı maddi tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, daha önce de istemin reddine karar verilmiş ve karar Dairemizce; "Davacı, dava konusu taşınmazı tapuda satın almış, ancak satışın sahte vekalet ile yapıldığı anlaşılarak tapunun iptaline karar verilmiştir. Böylece davacının malvarlığında bir eksilme olmuş ve zarar gerçekleşmiştir. MK.'nun 917 (Yeni MK.'nun 1007) maddesi uyarınca tapu sicilinin tutulması ve dolayısıyla devir işlemleri devletin sorumluluğu altında olup tapu siciline güven esastır. Tapudaki satış işleminin gerçekleştirildiği vekaletnamenin sahte olması tek başına devletin bu sorumluluğunu ortadan kaldıran bir neden değildir. Tapuda işlemi yapan görevlilerin vekaletnamenin geçerliliğini ve tapu kayıtlarındaki bilgilere uygunluğunu denetleme görevi de vardır. Bu görevin yerine getirilmesi sırasında herhangi bir ihmal veya eksiklik varsa devletin sorumluluğu devam eder. Davacının tacir olması ve TTK.'nun 20/2 maddesine göre basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğünün bulunması zararı istemesine engel değildir. Öyleyse işin esası incelenerek varılacak uygun sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." gerekçesiyle bozulmuş; yerel mahkemece bozmaya uyulmuş ve yeniden istemin reddine karar verilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden; sahte vekaletname kullanılarak gerçekleştirilen satış işlemi sırasında tapu idaresi görevlilerinin, vekaletnamenin geçerliliğini ve tapu kayıtlarındaki bilgilere uygunluğunu denetleme görevini tam olarak yerine getirmedikleri ve böylece davacının zarar görmesine yol açtıkları anlaşılmaktadır. Şu durumda, önceki bozma ilamında da vurgulandığı gibi zarar kapsamı belirlenerek, Medeni Yasanın 1007. maddesi gereğince davalının sorumlu tutulması gerekir. Yerel mahkemece, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle, BOZULMASINA ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 400,00 YTL. duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13.9.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy