(818 S. K. m. 49) (4721 S. K. m. 4) (2577 S. K. m. 28,30)
Dava: Davacı Osman Ak vekili Avukat Hüseyin Buzoğlu tarafından, davalı Abdülkadir Aksu vd.leri aleyhine 21.9.2004 gününde verilen dilekçe ile yargı kararına uyulmaması nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılar Necati Altıntaş, Ramazan Er, İbrahim Selvi, Ferudun Taşçı hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.4.2005 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar Abdülkadir Aksu ve Gökhan Aydıner vekili ve duruşmasız olarak ta davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ve davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; Davacı İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünde 3. sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yaparken 8.6.1999 tarihinde görevden alınmış ve 6.11.2002 tarihinde ise göreve iade edilmiştir. Göreve iade edilmesinden sonra 6.11.2003 tarihli dilekçe ile başvurarak 30.6.1999 tarihinden geçerli olmak üzere 2. sınıf Emniyet Müdürü rütbesine, 2003 Haziran ayından geçerli olmak üzere 1. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine terfi ettirilmesini rütbede emsalleri kadar kıdemli sayılmasını talep etmiştir. İdare tarafından talebinin 8.12.2003 tarihli karar ile reddedilmesi üzerine Trabzon İdare Mahkemesinde dava açmış ve anılan mahkemenin 14.7.2004 tarih 2004/43 esas, 2004/478 karar sayılı ilamıyla davacının 30.6.1999 tarihinden geçerli olmak üzere 2. sınıf Emniyet Müdürü rütbesine, 2003 Haziran ayından geçerli olmak üzere de 1. sınıf Emniyet Müdürü rütbesine terfi ettirilmesine ve bu rütbede emsalleri kadar kıdemli sayılmasına karar verilmiştir. Karar 28.7.2004 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğüne tebliğ edilmiştir. Kararın uygulanması konusunda 5.8.2004 tarihli yazı ile Hukuk Müşavirliğinin görüşü sorulmuş, 23.8.2004 tarihinde verilen cevapta davacının 1.4.2004 tarihi itibariyle 2. sınıf Emniyet Müdürü olduğu, 1. sınıf Emniyet Müdürü olması için konunun 2005 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından incelenmesi gerektiği ve kararın idari prosedürün işletilmesi şeklinde anlaşılması gerektiğini bildirmiştir. Bunun üzerine davalı İbrahim Selvi Personel Daire Başkanı sıfatıyla davacının 1. sınıf Emniyet Müdürü rütbesine terfi durumunun 2005 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülmesi hususunu tensibe arz etmiş ve uygun görüşle Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Necati Altıntaş tarafından Genel Müdüre sunulmuş, davalı Gökhan Aydıner tarafından işleme olur verilmiştir. Davacı yargı kararının uygulanmaması nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuş, yerel mahkemece davalılar Necati Altıntaş ve İbrahim Selvi hakkındaki dava reddedilmiştir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesi gereğince davalılar Necati Altıntaş ve İbrahim Selvi'nin 30 gün içinde mahkeme kararının gereğini yerine getirmemek şeklinde gerçekleşen eylemleri nedeniyle tazminat ile sorumlu tutulmaları gerekirken, mahkeme kararının uygulanmasında icrai görev yerine getirmedikleri gerekçesiyle haklarındaki davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı Gökhan Aydıner'in temyizine gelince; Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan işte olayın özelliği, davalının sosyo-ekonomik durumu ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Daha uygun bir miktar tazminata hükmedilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
4- Davalı Abdülkadir Aksu'nun temyizi incelendiğinde; idare mahkemesi kararı Emniyet Genel Müdürlüğüne tebliğ edilmiş olup, anılan kararın uygulanması konusunda davalıya yapılmış başka bir bildirim bulunmadığından, sorumluluğundan söz edilemez. Davalının yerel mahkemece yargı kararının uygulanmasından birinci derecede sorumlu olduğu gerekçesiyle tazminat ile sorumlu tutulmuş olması bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2 sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı, 3 nolu bentteki nedenlerle davalı Gökhan Aydemir, 4 sayılı bentte gösterilen sebeplerle davalı Abdülkadir Aksu yararına BOZULMASINA, tarafların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine, 10.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy