(4721 S. K. m. 24, 25) (2709 S. K. m. 129)
Dava: Davacı Medeni Ayhan vekili Avukat Metin Ayhan tarafından, davalı Cengiz Gürer ve M. Salih Tuzcu aleyhine 13.9.2004 gününde verilen dilekçe ile davalılarca düzenlenen inceleme raporundaki davalı hakkındaki asılsız iddialara yer verildiği iddiasıyla manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; Anayasa'nın 129/5 maddesine göre pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen 8.12.2004 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, avukatlık görevi uyarınca vekil olarak yapmış olduğu bir şikayeti, polis müfettişi olarak inceleyen davalıların hazırladığı raporda kullanmış oldukları ifadelerin kişilik haklarına zarar verdiği iddiası ile manevi tazminat istemiştir.
Mahkemece, Anayasanın 129/5. maddesinde yazılı nedenlerden söz edilerek dava husumet yönünden reddedilmiştir.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin kişisel kusur teşkil eden eylemleri Anayasanın 129/5. maddesinin kapsamında düşünülemez. Dava dilekçesinde davacı, davalının kişisel kusuruna dayanarak istemde bulunmuştur. Davacı, müfettiş olarak polisler hakkındaki şikayeti inceleyen davalıların soruşturma konusunun dışına çıkarak ve gereksiz yere kendisini hedef alan ifadelere yer verdiklerini iddia ederek, onların kişisel kusuruna dayanmıştır. İddia edilen olguların sabit görülmesi halinde Anayasanın 129/5. maddesi kapsamında değerlendirme olanağı bulunmadığından işin esasının incelenmesi gerekir. Bu kapsamda dosya içindeki tüm deliller ve davalıların düzenlemiş oldukları soruşturma raporu birlikte incelendiğinde, davalıların yaptıkları soruşturmada elde ettikleri bilgi ve deliller çerçevesinde ulaşmış oldukları sonuca göre rapor hazırlamış oldukları anlaşılmaktadır. O halde davalıların görev kapsamı dışına çıkan bir kişisel kusurları bulunmadığından davanın esastan reddine karar verilmelidir. Bu nedenlerle davanın reddi sonuç itibarıyla doğru olduğundan kararın gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan şekilde gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 26.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy