(818 S. K. m. 49)
Davacı M. Y. vekili Avukat A. G. tarafından, davalı S. Yay. ve Dağ. A.Ş. ve diğerleri aleyhine 21.9.2000-21.9.2000-25.12.2000 gününde verilen dilekçeler ile basın yolu ile kişilik haklarına saldın nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; her üç davanın kabulüne dair verilen 2.3.2005 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı şirketler vekili ve davalı M. Ç. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 2000/259 esas (bozma sonrası 2004/259 esas) sayılı dosyada P. Gazetesindeki 16.12.1999 tarihli "Ellerin Kırılsın" ana başlıklı yayın nedeniyle gazete sahibi S. Yayıncılık ve Dağıtım A.Ş.ni davalı göstererek 3 milyar TL manevi tazminat, birleşen 2000/260 esas sayılı dosyada Kanal... 'nin 16.12.1999 tarihli ana haber bültenindeki benzer içerikli yayın nedeniyle anılan televizyon kanalının sahibi... TV A.Ş. 'ni davalı göstererek 4.000.000.000 TL. manevi tazminat ve birleşen 2000/360 esas sayılı dosyada da P. Gazetesi ve Kanal
. ' deki yukarıdaki davalarda dava konusu edilen haberleri hazırladığı iddia edilen muhabir M.Ç. ile onun bağlı olduğu D.Haber Ajansı A.Ş. 'ni davalı göstererek 3.000.000.000 TL. manevi tazminat istemiştir.
Mahkemece yayınlarda davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesiyle istem kabul edilmiştir. Kararı davalılar temyiz etmiştir.
Dosya kapsamına göre dövüldüğü iddia edilen öğrenci S.Ç.nin babası tarafından yayınlardan önce 13 .12.1999 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına verilen dilekçede davacı sanık olarak gösterilmiş ve davacı öğretmenin kızını feci şekilde dövdüğünü belirterek olayın soruşturulmasını istemiştir. Olayla ilgili ilköğretim müfettişince dinlenen bir kısım tanıkların beyanlarında da davacı öğretmenin S. B. 'nin yüzüne okşar gibi yavaşça vurduğu, saçını çektiği belirtilmiştir. Ancak bir kısım tanıklarda öğrenci S. B. 'nin zaman zaman kendisini üvey annesinin dövdüğünü kendilerine beyan ettiğini söylemişlerdir. Bu haliyle dava konusu yayınlar dövüldüğü iddia edilen öğrencinin babasının verdiği dilekçe ve tanık beyanlarına göre yapılmıştır. Bu haliyle yayın kısmen görünürdeki gerçeğe uygundur. Ancak gazetedeki yayında kullanılan Canavar Öğretmen, televizyondaki yayında kullanılan sapık öğretmen gibi sözcüklerde aşma vardır. Şu durumda istenen tazminattan takdir edilecek oranda bir miktar indirim yapılarak manevi tazminata hükmedilmek yerine istemlerin aynen kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı P. Gazetesindeki yayın nedeniyle 21.9.2000 tarihli dilekçeyle (bozma öncesi esası) 2000/259 esas sayılı davayı haberi yayınlayan gazete sahibi şirket aleyhine olayla ilgili manevi zararını belirleyip şirketten istemiştir. Anılan dava dilekçesinde muhabir ve haber ajansı aleyhine ayrıca bir dava açılacağından bahsedilmemiştir. Daha sonra aynı yayın nedeniyle 25.12.2000 tarihli dilekçeyle açtığı 2000/360 esas sayılı davada muhabir ve haber ajansı hakkında yeniden müteselsil sorumluluk esaslarına dayanmadan 3.000.000.000 TL. daha manevi tazminat istemiş ve mahkemece buna da aynen hükmedilmiştir.
Manevi zararın bölünmezliği ilkesi uyarınca tek bir gazete yayını olduğuna ve davacıda açtığı ilk davada manevi zararını belirlediğine göre diğer sorumlular hakkında ancak müteselsil sorumluluk esaslarına dayanarak istenen bu ilk miktarı aşmamak üzere talepte bulunabilir, mahkemece de tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tahsile karar verilmelidir.
Anılan yön gözetilmeden tahsilde tekerrüre yol açacak ve manevi zararın bölünmezliği ilkesine ters düşecek şekilde aynı yayın nedeniyle yayını yapan gazete sahibi şirket ile aynı haberin muhabirinin ve bağlı olduğu ajansın ayrı ayrı tazminat ödemelerine yol açacak şekilde verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) ve (3) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20.7.2005 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, özellikle davalı ve ajansında haksız eyleme katılmış olduğuna göre, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesinden söz edilemeyeceğine göre 3. bentteki bozma nedenine katılamıyorum. Başkan
Full & Egal Universal Law Academy