(818 S. K. m. 43, 44) (2330 S. K. m. 1)
Davacı Hazine vekili Avukat R. A. tarafından, davalı T. K. aleyhine 15.10.2002 gününde verilen dilekçe ile rücuan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 4.3.2005 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraftarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının öteki temyiz itirazlarına gelince; dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.Davacı idare, trafik kazasında ölen ve yaralanan görevlileri nedeniyle 2330 sayılı Yasa gereğince ödediği tazminatların rücuan tahsilini talep etmektedir. Dava konusu tazminat miktarlarının belirlendiği İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonu'nun 15/9/2001 ve 11/1/2002 tarihli kararlarında, karar tarihindeki en yüksek devlet memuru brüt aylığının (ek gösterge dahil) yüz maaş tutarının iş gücüne engel bulunan her gün için % 1 oranında hesaplanarak ödeme yapıldığı görülmektedir. Oysa zarar haksız eylemin meydana geldiği tarihte gerçekleşmiştir. Davalının sorumluluğu da bu tarihte başladığından tazminatın, haksız eylem tarihindeki miktar esas alınarak belirlenmesi gerekir. Olay tarihinden uzun bir süre sonra alınmış karar tarihindeki kıstaslara göre belirlenen tazminatın rücuan tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Önceki bozma kararında da değinildiği üzere, olaya büyük ölçüde teknik arıza niteliğindeki hareket halindeki aracın tekerinin patlaması neden olmuştur. Diğer yandan, polis memuru olan davalının bilinen gelir düzeyi ile tazminat istemine konu miktarların yüksekliği göz önünde tutulduğunda, istemin tümünün hüküm altına alınmasının davalı bakımından müzayaka (darlık) oluşturacağı da açıktır. Mahkemece, açıklanan olgular göz önünde tutularak ve BK. m.43-44 hükümleri uyarınca tazminat miktarlarından indirim yapılması gerekir. Karar, bu bakımdan da yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2 ve 3) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/7/2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy