(818 S. K. m. 41, 42)
Dava: Davacı M. vekili Avukat S. tarafından, davalı T. S. Müessese Müdürlüğü aleyhine 3.10.2002 gününde verilen dilekçe ile elektrik çarpması sonucu yaralanma nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 13.4.2005 günlü kararın Yargıtay' ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, elektrik çarpması sonucu yaralanmadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, istem reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, köyünde bulunan T.'a ait trafoda cereyana kapılarak malul kalacak derecede yaralandığını belirterek tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece olayda kusurun tamamen davacıda olduğunu belirten bilirkişi raporu esas alınarak istem reddedilmiştir.
Dosya kapsamına göre davaya konu olay davacının köydeki evinde elektrik arızası meydana gelmesi üzerine bunu gidermek için demir direk şeklindeki trafoya çıkması ve burada evine giden hattın yerini değiştirmek isterken yüksek gerilim hattına temas etmesi sonucu gelmiştir. Olay sonrası Jandarma tarafından düzenlenen 22.7.2002 tarihli "Olay Yeri Tespit Tutanağı "nda direğe çıkılmaması için herhangi bir tedbir alınmadığı ve bu direğe herkesin kolaylıkla çıkabileceği belirtilmiştir. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda yapılması gerekenin evinde meydana gelen elektrik arızası nedeniyle davacının evinde tedbir alıp arızayı davalıya bildirerek ve arızanın davalı tarafından giderilmesini beklemek olduğu halde davacının bu arızayı kendisinin trafoya çıkarak gidermeye çalışması nedeniyle %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Davacı her ne kadar olay tarihinde 43 yaşında yetişkin biri olarak evindeki elektrik arızasını trafoya çıkarak gidermeye çalışmakla kusurlu ise de davalı T. Elektrik Dağıtım Müessesesi de ağır özen yükümlülüğü doğuran bir hizmet yürütmektedir. Yaptığı iş itibariyle her türlü önlemi alması gerekir. Trafoya herkesin kolaylıkla çıkabileceği Jandarma tutanağında belirtildiğine göre davalı üzerine düşen ağır özen yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Şu durumda, davalının tamamen kusursuz olduğundan söz edilemez. Zarar kapsamı ve tarafların kusur oranları belirlenip sonucuna göre karar verilmelidir.
Anılan yön gözetilmeden istemin tümden reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29.12.2005 gününde oyçokluğuyla karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy