(1086 S. K. m. 74) (1136 S. K. m. 164)
Davacı M
ve C
vekili Avukat F
tarafından, davalı İ
ve A
. aleyhine 28.11.2001 gününde verilen dilekçe ile ölümlü trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat dava ve ıslah dilekçesi ile istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22.4.2005 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava, trafik kazası sonucu davacıların desteğinin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı C
ölenin üvey annesidir. BK.'nun 45. maddesinde ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalanların tazminat isteyebilecekleri hükme bağlanmıştır. Olayda ölenin üvey annesi ile arasının iyi olmadığı, evden ayrıldığı ve üvey annesine destek olmadığı tanıklarca ifade edilmiştir. Destek tazminatından amaç müteveffanın sağlığında kime destek oluyorsa onlara bu desteğin sağlanmasıdır. O halde ölenin üvey annesi davacı C..... yararına destek tazminatına hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
b) Davacılar 18.3.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile dava açarken saklı tuttukları fazla hakları nedeniyle destek tazminatı isteklerini yükselterek faizi ile hüküm altına alınmasını istemişlerdir.
Mahkemece olay tarihinden itibaren faiz istenmediği halde, hükmedilen tazminata olay tarihinden itibaren faiz yürütülmüştür. Islah edilen kısım başlı başına ayrı bir dava niteliğinde olduğundan ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmemiş olması HUMK'nun 74 maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca ıslah edilen kısım için harç alınmamış olması ve her bir davacı için ayrı ayrı tazminat miktarları ıslah edilebilecekken destek tazminatı istekleri toplanarak eksik kalan miktar için ıslah istenmesi de doğru değildir.
c) Yargılama ve hüküm, ancak davanın tarafları hakkında verilebilir. Yargılama giderleri de hükmün sonuçlarına göre yanların sorumlulukları ile ilgili bulunduğundan, hüküm ile birlikte karara bağlanması gerekir. (29.5.1957 tarih ve 4/16 sayılı İBK.). Bu bağlamda, yargılama giderleri, aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir ve vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir. (HUMK.m.417/1, m. 423/b.6).
Diğer yandan, 4667 sayılı Yasanın 77. maddesi ile değiştirilen 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın 164/son maddesindeki düzenlemede; dava sonunda, karar ile tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olacağı belirtildiği gibi; bu hükme koşut bir düzenleme de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti biçiminde yer almıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere gerek Avukatlık Yasası ve gerekse de yasaya dayalı olarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yer alan düzenlemeler; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun, davanın taraflarına ve hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ilişkin hükümlerini kaldırıcı veya değiştirici nitelikte değildir. Aksine, hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin- ve bu bağlamda vekalet ücretinin- davanın tarafları hakkında kurulması gerekir. Avukatlık Yasası'ndaki, vekalet ücreti avukata aittir biçimindeki düzenleme hükmü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır.
Bu yorum ve varılan sonuç aynı maddedeki bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez biçimindeki düzenleme ile de doğrulanmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, taraf sıfatı bulunmayan vekil yararına vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2/a, b ve c) bentlerinde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy