(818 S. K. m. 41) (2709 S. K. m. 28)
Davacı R.T.E. vekili Avukat F.Ş tarafından, davalı A .Yayıncılık ve Matbaacılık A.Ş ve diğerleri aleyhine 9.12.2003 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan doğan 10 milyar lira manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı A. Yayıncılık ve Matbaacılık A.Ş hakkındaki davarım atiye terk nedeni ile açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne dair verilen 6.10.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar A.Ç., A.Y ile İ.K vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı Y. Gazetesi'nin 11.11.2003 tarihli nüshasının 10. sayfasında davalı köşe yazarı İ. Y'ye ait ve İ.K. takma ismiyle yazdığı Sıcak Takip isimli köşesinde Tayyip Bey'in tezkeresi başlıklı yazı ile gerçek dışı, katlanılması mümkün olmayan ağır hakaretlere yer verildiği ve eleştiri sınırının aşılarak küçük düşürücü ifadeler kullanılarak kişilik haklarına saldırıda bulunulduğundan manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar ise, kamuoyunun yakinen bildiği Irak tezkeresi ve Türkiye'nin Irak'ta asker bulundurma konusunun edebi sanatlar kullanılarak eleştiri niteliğinde kaleme alındığını, davacı ve mensubu bulunduğu parti ve üyelerinin sıradan haberler için bile dava açarak davalı gazetenin basın özgürlüğünden yararlanmasının önüne geçilmeye çalışıldığını, yazının haksız fiil unsurlarını içermediğini savunmuşlardır.
Mahkemece dava konusu yazının eleştiri niteliğinde olduğu kabul edilmesine rağmen eleştiri sınırının aşılarak kişilik haklarına saldırıda bulunulduğundan davalı A. Yayıncılık ve Matbaacılık A.Ş dışındaki davalılar yönünden davanın aynen kabulüne, davalı A. Yayıncılık ve Matbaacılık A.Ş yönünden atiye terk nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karar, davalılardan A. Yayıncılık ve Matbaacılık haricindeki diğer davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği gibi Anayasanın 28. maddesi uyarınca basın özgürdür. Kamuyu ilgilendiren konularda okuyucuyu objektif ve gerçekleri yansıtarak aydınlatmak, yöneticileri eleştirmek, uyarmak, gerektiğinde kınamak ve toplumun denetlemesine araç olmak basının kaynağını anayasadan alan görevidir. Hukuk Devletinde demokratik düzenin gelişip güçlenmesinde ve kökleşmesinde basının etkisi ve önemi tartışmasızdır. Basının, kamu görevi niteliğindeki bu denli etkili kapsamlı görevini hiçbir baskı altında kalmadan ve çekinmeden yerine getirebilmesi için yasal kaynağı olan bir güce dayanmalıdır ki bu güç Anayasanın 28. maddesidir. Elbette basın özgürlüğü de diğer bütün özgürlükler gibi sınırsız değildir. Basın özgürlüğü; gerçeklik, güncellik, kamu yaran ve konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık kuralları ile sınırlıdır.
Dava konusu yazıda iktidar vizesi almak için yüce dergâhının kapısında diz çöküp, postuna yüz sürdüğü Sam Amca' sı T. 'in üzerindeki papaz elbisesini kutsayarak şöyle demişti:
- Sana, istediğin eli veririm, ancak, sen de benim bazı isteklerimi yerine getireceksin, söz mü?
- Sadece sözümüzle değil, özümüzle dahi emrinizdeyiz ya pir!
- O zaman gel seni lifleyeyim bre eren!...
Sam Amca öyle bir üfleyiş üfledi ki, T. neler olup bittiğini kendisi dahi anlayamadı!..
... Bir sabah T. kırmızı hattan bir telefon geldi. Karşıdaki kişi Sam Amca idi:
- Günaydın ya eba T., Irak'a Türk askeri almaktan vazgeçtik. Şimdi ödeştik mi?
T. ne yapacağını şaşırdı. Elindeki tezkere ile 'şamar yemiş bedevi' gibi ortada kalmıştı... sözleri nedeniyle tazminat isteminde bulunulmuştur.
Somut olaya bakıldığında mahkemenin de kabul ettiği gibi Irak'a Türk askeri gönderme tezkeresi ve Türkiye'nin Irakta asker bulundurma konusu ele alınarak, bu konu mizahi bir üslup ile eleştirilmiştir. Dava konusu yazıda yer alan davacı ile ilgili sözlerin gerçek bazı olaylara dayandığı, yazarın kendi üslubu içerisinde bu olayların yorum ve eleştirisini yaptığı, anlatılan olaylar ile kullanılan üslup ve seçilen sözlerin birbirine uygunluk gösterdiği, kullanılan sözcükler itibariyle özle biçim arasında bir aşırılık bulunmadığı gibi, yazıdaki konunun işlenişteki üslup biçimine de uygun düşmektedir. Böylece bu yönü ile de yazının davacıyı aşağılayıcı ve incitici nitelikte bulunmadığı sonucuna varmak gerekir. Önemli görevlerde bulunan kişilerin basının haber verme hakkı ve özgürlüğü nedeniyle bu tür sert eleştirilere muhatap olmaları demokratik rejimin ve yürüttükleri görevin bir gereği olarak kabul edilmelidir.
Açıklanan nedenle yazı eleştiri hudutları içinde kaldığından hukuka aykırılık unsuru oluşmamıştır. Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde aynen kabul edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28.12.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerektiği görüşündeyim.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy