(818 S. K. m. 50) (2330 S. K. m. 2)
Dava: Davacı İçişleri Bakanlığı vekili Avukat Birgül Özkan tarafından, davalılar Arif Arat ve Servet Tokdemir aleyhine 27.12.2001 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 4.11.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, 2330 sayılı Yasa'dan kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalıların da aralarında bulunduğu bir gurubun güvenlik güçlerine karşı taşlı ve sopalı saldırıda bulunduğunu; olaylar sırasında iki görevlinin yaralandığını ve 2330 sayılı Yasa uyarınca ödeme yapıldığını belirterek, rücuen tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar, olay nedeniyle açılan ceza davasının derdest bulunduğunu ve kusurları olmadığını savunmuşlardır.
Mahkemece, davalılarla birlikte toplanan 18 kişinin katıldığı eylemi önlemeye çalışan görevli polis memurlarına bu kişilerin karşı koyması ve görevli polislere taşlı sopalı saldırılarda bulunmaları sonucu polis memurlarının yaralandığı, yaralanan polis memurlarına nakdi tazminat ödendiği anlaşılmışsa da, yaralamaya bizzat davalıların neden olduğu yönünde delil elde edilemediği gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu olayla ilgili olarak, aralarında davalıların da bulunduğu 18 sanık hakkında kamu davası açıldığı; 2911 sayılı Yasa'ya muhalefet, görevli polis memurlarına mukavemet, yasanın suç saydığı fiili övmek ve mala zarar vermek isnatları ile yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 4 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin 24.9.2001 gün ve 1999/135-2001/193 sayılı dosyasında, 4616 sayılı Yasa uyarınca kamu davasının ertelenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu dosya içerisinde bulunan fotoğraflar ve teşhis tutanakları ile davalılardan Servet Taşdemir'in hazırlık anlatımından, davalıların davaya konu olaya karıştıkları ve görevli memurlara saldırı hareketlerinin içinde bulundukları anlaşılmaktadır. Görevlilerin yaralanması da bu toplu hareket sırasında meydana gelmiş olup; somut olayın özelliği ve olay sırasındaki tutumları gözetildiğinde, davalıların eylemleri ile zararlı sonuç (yaralanma) arasında uygun nedensellik bağının varlığı kabul edilmelidir. BK. m. 50/1 hükmü gereğince, sorumluluk için; zararlı sonucun, bizzat davalıların eylemlerinden kaynakladığının kanıtlanması gerekmez. Davalılar, iradi davranışlarının olumsuz sonuçlarından; ayrıca, katkı derecelerinin belirlenmesine gerek duyulmaksızın sorumludurlar. Açıklanan nedenlerle davalıların haksız eylem sorumluluğu benimsenmeli ve zararın kapsamı belirlenerek hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 12.09.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy