(818 S. K. m. 41) (4721 S. K. m. 2)
Davacılar H
vdl. vekili Avukat H
tarafından, davalı H
aleyhine 19.08.2002 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/09/2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacılardan H
'ın diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde ...davacılardan H
.'ın, davalının haksız eylemi sonucu oluşan omurilik zedelenmesi nedeniyle felç geçirdiği, çalışma gücünün tamamını kaybettiği, çocuklarının kendisinin bakım ve desteğine muhtaç olduğu, adı geçen davacının çalışması halinde aktif çalışma döneminde eşine ve çocuklarına bakacak olduğu, yatağa bağımlı halde yaşamak zorunda kaldığı için eşinin ve çocuklarının kendi desteğinden yoksun kaldıkları, bu nedenle eşi ve üç çocuğu için destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği .... belirtilerek maddi tazminat isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece, davacılardan eş ve çocukların, Haydar'ın yaralanmasından dolayı destekten yoksun kalma tazminatı olarak talep ettikleri maddi tazminat istemlerinin ..destek durumundaki H
'ın sağ olduğu ve yaralanmasından dolayı zararlarını kendisinin talep edebilecek durumda olduğu... gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesi, TMK'nun 2. maddesi hükmü göz önünde tutularak ve iyi niyet kuralları çerçevesinde yorumlanmalıdır.
Burada, kullanılan sözlere değil davacının gerçek amacına bakılmalıdır.
Dava dilekçesinde yer alan beyanlardan, davalının haksız eylemi sonucu yaralanan ve çalışma gücünün bir kısmını kaybettiği anlaşılan davacı H
.'ın kendisi için açıkça daimi iş göremezlik zararının tazmini yönünde istemde bulunmadığı görülmektedir.
Ancak, dava dilekçesi, yukarıda açıklanan ilkeler gözetilerek yorumlandığında; davacı H
.'ın kendisi için çalışma gücünü kaybetmesi nedeniyle uğradığı zararın tazmini isteminde bulunduğunun kabul edilmesi gerekir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davalının haksız eylemi sonucu davacının hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, felç geçirerek çalışma gücünün bir kısmını kaybettiği ve dava konusu olay nedeniyle açılan ceza davası sonucunda davalının, davacıyı öldürmeye tam teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu bakımdan doğan zarar ile davalının eylemi arasında uygun nedensellik bağı da bulunmaktadır.
Diğer yandan, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince; adı geçen davacının yaralanması nedeniyle eşi ve çocuklarının onun desteğinden mahrum kalacakları belirtilerek maddi tazminat isteminde bulunulduğuna göre davacının kendisi için çalışma gücünü kaybetmesi nedeniyle maddi tazminat isteyebileceği de açıktır.
Açıklanan nedenler karşısında; mahkemece, davacının bu yaralanması nedeniyle yitirdiği meslekten kazanma gücü oranı, yeniden yöntemine ve Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne uygun olarak alınacak bilirkişi raporu ile belirlenmeli ve davacının uğradığı daimi iş göremezlik zararı bu orana göre hesaplanmalıdır.
Şu durumda mahkemece anılan yön gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar, bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda 2 numaralı bentte gösterilen nedenle davacılardan H. A. yararına BOZULMASINA; diğer temyiz itirazlarının 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy