(818 S. K. m. 41, 43, 49)
Dava ve Karar: Davacı M.Ş. vekili Avukat F.Ş. tarafından, davalı A.U. ve M.Y. aleyhine 18.9.2003 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03.2.2006 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı kendisine ait kullandığı araca davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucunda aracında hasar meydana geldiğini ve davalıların aracının kontrolsüz yola çıkması nedeniyle karşı şeride geçmek zorunda kaldığından çok korktuğunu belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davacının manevi tazminat talebi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Dosya kapsamı ile olayın oluş şekli dikkate alındığında davacının aşırı derecede korkması ve şok geçirmesi kaçınılmazdır. Yaralanma olmasa bile kazanın neden olduğu şok hali BK.nun 49. maddesi uyarınca kişilik değerlerinde bir eksilme olup bu nedenle uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmelidir.
Anılan yön gözetilmeden manevi tazminat isteminin tümden reddi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
b) Davacı maddi tazminat kalemleri arasında toptan ayakkabı satışı ile uğraştığından aracının tamiri süresince günlük 50 milyon TL'den 10 gün boyunca toplam 500 milyon TL araç masrafı yaptığını belirterek bu miktarın da tahsilini istemiştir. Mahkemece aracın trafik kaydının hususi araç şeklinde olduğu gerekçesiyle bu kalem istemin reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre, kullanılan istasyonun konumu itibariyle, uzun sürede kişi ve çevre sağlığına zarar verdiği, bu nitelikteki bir istasyonun halen bulunduğu yerde kullanılmasının sakıncalı bulunduğu, bunun daha uygun ve yerleşim çevresinden daha uzakta kurulması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu belirlemeler itibariyle dar anlamda ve para ile ölçülebilen bir zarar yok ise de, çevre binalarda ve bu bağlamda davacının meskeninde bulunanların sağlık bakımından büyük endişeler taşıdığı hatta son zamanlarda ülke genelinde beliren ve medyada zaman zaman yer alan olumsuz vakaların da bölgede yaşayan insanların yaşamını psikolojik olarak olumsuz biçimde etkilediği, tedirginlik ve ümitsizliğe sevkettiği açık olup, davacının zarar gördüğünün kabulü gerekir, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy