(5283 S. K. m. 4)
Dava: Davacılar E. A. ve diğerleri vekili Avukat Z.E. tarafından, davalı Sağlık Bakanlığı (SSK Başkanlığı) aleyhine 31/12/2003 gününde verilen dilekçe ile SSK. hastanesinde yatan desteğin gerekli önlem alınmaması nedeniyle intihar etmesine neden olunduğu iddiasıyla tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/07/2006 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Sağlık Bakanlığı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, olay tarihinde SSK'ya bağlı hastanede yatan desteğin gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle intihar etmesine neden olduğunu iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, desteklerinin SSK Ulus Hastanesi Psikiyatri servisine yatırılmak suretiyle tedavi altına alındığını, hastanenin üçüncü katında bulunan psikiyatri servisinde gerekli güvenlik önlemleri, pencerelerde korkuluk vs. bulunmadığından pencereden kendisini atmak suretiyle intihar ettiğini belirterek davalı kurumdan tazminat isteminde bulunmuşlardır.
19.01.2005 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5283 sayılı Kanun uyarınca Sosyal Sigortalar Kurumuna bağlı hastaneler Sağlık Bakanlığına devredilmiştir. Aynı Yasanın 20/02/2005 tarihinde yürürlüğe giren 4/c maddesi uyarınca artık hastanelerdeki tedavi hizmetlerine dair davalarda Sağlık Bakanlığı taraf olarak yer alacaktır.
Hastanenin psikiyatri servisinde pencerelerde korkuluk bulundurulması ve hastaların kendilerine zarar verilmesini önleyici güvenlik tedbiri alması hizmete ilişkin hususlardır. Hizmet kusuru olup olmadığı idari yargıda araştırılacaktır. Uyuşmazlık Mahkemesinin 05.06.2006 tarihli ve 2006/27 esas - 76 karar sayılı ilamı uyarınca da 5283 sayılı Yasa uyarınca Sağlık Bakanlığına devredilen SSK hastaneleri bakımından da idari yargı görevlidir. Şu durumda, dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekir.
Anılan yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına 01.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy