(818 S. K. m. 58)
Dava: Davacı M. Ö. vekili Avukat M. D. K. tarafından, davalı Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. ve diğerleri aleyhine 30.9.2003 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda: Mahkemece istemin reddine dair verilen 14.11.2005 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 6.2.2007 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil M. Ö. ve vekili Avukat M. D. K. ile karşı taraf davalılardan TEDAŞ vekili Avukat D. T. ve davalı Kayseri ve Civarı Elektrik Şirketi A.Ş. vekili Avukat M. B. geldiler, diğer davalılar adlarına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Davacı, enerji nakil hatandan sarkan elektrik tellerinden birine dokunduğunda elektrik çarpması nedeniyle yaralandığını belirterek tazminat istemiş; davalılardan Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş., enerji nakil hattını diğer davalı Kayseri ve Civarı Elektrik TAŞ'ne devir sözleşmesi ile devrettiğini belirterek kendisine husumet düşmeyeceğini ileri sürmüş; diğer davalı şirket ise davacının yaralanması ile eylemi arasında illiyet bağı olmadığından kusuru bulunmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuş; mahkemece, olayın nasıl meydana geldiğinin tespit edilemediği, davacının elektrik çarpması sonucu yaralanmış olduğa kabul edilse bile elektrik idaresinin kusurlu davranışı ile elektrik çarptığı, yaralanması île idare eylemi arasında uygun illiyet bağı olup olmadığının tespit edilemediği, bilirkişilerin de davalı idareyi kusurlu bulmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden davacının elektrik çarpması nedeniyle yaralandığı, davacının yaralanmasına yol açan elektrik telinin sarktığı enerji nakil hattının davalılardan Kayseri ve Civarı Elektrik TAŞ'ne ait olduğu anlaşılmaktadır. Borçlar Yasasının 58/1. maddesi gereğince imal olunan bir şeyin sahibi o şeyin korunmasındaki kusurundan dolayı oluşan zararlardan kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince sorumludur. Enerji nakil hatları da maddede belirtilen imal olunan şey kapsamında olduğundan enerji nakil hattının sahibi bu tesisin korunmasından, bu bağlamda bakım eksikliğinden doğan zarardan kusursuz olarak sorumludur. Enerji nakil hattındaki elektrik yüklü bir telin koparak sarkmış olmasının adı geçen davalı yönünden bakım eksikliği niteliğinde olduğu ve davacının yaralanması ile davalının eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunduğu gözetilmeden, davalı yararına indirim nedeni olabilecek olgular gerekçe gösterilerek istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Diğer yandan, davalılardan Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. hakkındaki istemin husumet yokluğu nedeniyle reddedilmemiş olması da ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 500,00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06.02.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, elektrik çarpmasından kaynaklanan davacısı M. Ö., davalıları TEDAŞ, Kayseri ve Civarı Elektrik A.Ş. ve görevlileri olan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Yerel mahkeme, gerek ceza soruşturması ve bu soruşturma sırasında yapılan keşif ve bilirkişi raporları ile ve gerekse kendi yargılaması sırasında topladığı delil ve raporlara göre davacının yaralanmasında davalı kurum ve çalışanlarının hiçbir kusurunun olmadığı gerekçesi ile davayı reddetmiştir.
Dairemizin sayın çoğunluğu ise, davalılardan Kayseri ve Civarı Elektrik A.Ş.'nın Tehlike sorumluluğu olduğunu davayı red sebeplerinin indirim nedeni olabileceğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasına karar vermiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı haricinde olayı ve oluşumunu gören kimse yoktur.
Davacıda olay günü olan 24/2/2003 tarihinde olaydan hemen sonra polise verdiği ve atom imzaladığı ifadesinde Katırı ile yüksek gerilim hattı altından geçerken yere düştüğünü,
kimseden şikayetçi ve davacı olmadığını beyan etmiştir.
Gerek ceza soruşturması sırasında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları ile somut davamızın yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere, yüksek gerilim hattının tekniğine uygun olarak çok yüksekten geçtiği, davacının katırı üzerinde iken bile elektrik tellerine ulaşmasının ve elektriğin kendisini çarpmasının mümkün olmadığı sonradan davacının çelişik ifadelerinde sarktığı ileri sürülen tellerde ve hatta 11 nolu direkten sonra elektrik hatlarında elektrik bulunmadığı dolayısıyla davacının sarkan elektrik tellerinden de yaralanmasının mümkün olmadığı bir an için davacının ileri sürdüğü gibi elektrik çarpmasının kabul edilmesi halinde, davacının beyanlarında geçen katır ve koyunlarının da zarar görmesinin ve davacının ayak tabanlarının patlamasının gerekmesine rağmen, davacının ayak tabanlarının patlamadığı katır ve koyunlarının zarar görmediği tıbbi bilgiler ve zabıtaca tutulan tutanaklardan anlaşılmıştır.
Bu tespit ve teknik bilgiler karşısında, davacının elektrik çarpması sonucu el, kol ve omuz kısımlarının zarar görmüş olması, davacının olayın akabinde aynı gün polise verdiği ifadesinde hiç kimseden şikayetçi ve davacı olmadığını beyan etmesi göz önüne alındığında olayın davacının elektrik direğine tırmanmak istemesi sonucu meydana gelmesinden başka ihtimal bulunmamaktadır. Teknik bilirkişilerde raporlarında başkaca elektrik çarpmasının olamayacağını ve bu yüzden tamamen kusurlu olan tarafın davacı olduğunu belirtmişlerdir.
Yukarıda açıklamaya çalıştığım tespit ve teknik bilgiler karşısında davalı elektrik kurumlarının ve çalışanlarının tamamen tekniğine uygun olarak elektrik hattını geçirmiş olmaları kendileri yönünden yapılması gerekipte yapılmayan herhangi bir teknik eksiklerinin olmaması tel hırsızlığı yapmak için (bu konuda davalı tarafın savunması ve tutanaklar var) veya başka maksatla elektrik direklerine tırmanan ve elektrik tellerine dokunanlar için davalı elektrik kurumlarının başkaca teknik tedbirler almasının mümkün olmaması ve mevzuatlarında da böyle bir yükümlülüklerinin olmaması karşısında davalı tarafı sorumlu ve yükümlü tutmak düşünülemez.
Dairemizin sayın çoğunluğunun kabul ettiği gibi soyut ve her halükarda elektrik kurumlarını tehlike sorumlusu olarak kabul ettiğimiz takdirde ihtimal dahilinde de olsa elektrik tellerini çalmak için elektrik direğine tırmanan ve tellere dokunan kişilere karşıda davalı elektrik kurumlarını sorumlu ve kusurlu kabul etmemiz ve tazminat vermemiz gerekir ki, böyle bir uygulama yasalara ve hukukun temel ilkelerine aykırıdır.
Sonuç olarak dosyadaki teknik bilgiler ve tespitler karşısında olayın meydana gelmesinde davalı safında gösterilen kuramların ve çalışanlarının hiçbir eksiklik ve kusurlarının bulunmaması olayın tamamen davacının çıkmaması gereken elektrik direğine tırmanması ve tellere dokunmasından kaynaklanmış olması karşısında davalılar yönünden tehlike sorumlusu olduklarının her halükarda kabul edilmesi mümkün değildir. Yerel mahkemenin delillere ve belgelere uygun olarak verdiği davanın reddine ilişkin karar doğrudur. Onanması gerekir. Sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. 6/2/2007 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy