(818 S. K. m. 41, 43)
Dava: Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle ödenen tazminatın rucüen tahsili davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 25.3.2004 günlü ve 2004/11461-2005/9926 sayılı ilamıyla kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalılardan N.A. tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK' nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, davalılardan N. A. ile Tapu Sicil Muhafızı olan diğer davalıların miras bırakanı A. A. 'in yolsuz tescil işlemi nedeniyle M. N. mirasçılarının açtığı davada Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince ödenen tazminatın rucüen alınması isteminde bulunmuştur. Mahkemece, olay günündeki görev ve sorumluluğunun ne olduğu tam olarak anlaşılamayan, yeni memur statüsünde çalışan, sadece kendisine verilen işleri tapu kütüğüne yazan N.A. 'ın yaptığı iş ile zararın oluşmasına katkıda bulunmadığı benimsenerek adı geçen hakkındaki istem reddedilmiş, diğer davalılar ise sorumlu tutulmuşlardır. Davacı ile N.A. dışında kalan davalıların kararı temyiz etmeleri üzerine, kararın diğer davalılara yönelik bölümünün onanmasına, davalı N.A. yönünden ise; ... Başkasına ait taşınmazı hiçbir ilgisi bulunmayan kişiler adına tescil eden tapu sicil muhafızı ile davalı N.A. 'ın yaptığı işlemin hukuka aykırı olduğu açıktır.
Hukuka aykırı tescil işlemini yerine getirmeyeceğini tapu sicil muhafızına bildirmeyen ve kendisine bu konuda yazılı bir emir verildiğini de kanıtlayamayan davalılardan N. A., diğer davalıların miras bırakanı olan tapu sicil muhafızı ile birlikte ortaya çıkan zarardan sorumlu tutulmalıdır" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere, 15 parsel sayılı taşınmaz tapuda M. N. adına tapuda kayıtlı iken bu taşınmazın miras bırakanı M.E. adına tapuda kayıtlı olduğunu ileri süren B.E. 'in verdiği dilekçe ile taşınmazın mirasçıları adına intikalini istediği, bunun üzerine 15 parsel sayılı yerin M.E. mirasçıları adına tescil edildiği, taşınmazın sonraki tarihlerde el değiştirerek 3. kişiler adına tescil edildiği, asıl tapu sahibi M.N. mirasçıları tarafından açılan davada Hazine'nin Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince sorumluluğuna karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalılardan N .A. savunmasında, intikal işleminin yapıldığı tarihte görev ve yetkisinin katiplik olduğunu, kendisine görev, yetki ve sorumluluk verilmediğini, tapu sicil memuru olarak görev yapmadığını, bir pusuladaki şerhin bağlayıcı olmadığını, yazısı güzel olduğu için yazılı kayıtların tümünün kendisine yazdırıldığını ileri sürerek sorumlu tutulamayacağını belirtmiş; idari soruşturma sırasında verdiği savunmalarında da, sicil katibi olarak yevmiye defterlerinin tutulması, tescillerin yapılması işini yaptığını, zarara neden olan işlemi hatırlamadığını, ad ve soyadının baş harfleri yazılarak kendisine yapılan havalenin şüpheli olduğunu, işlemle ilgili tescil ve yevmiye defterindeki yazıların kendisine ait olduğunu, bunun genel bir görev olduğunu, diğer memurların yaptığı işlemlerin tescilini de kendisinin yaptığını ifade etmiştir.
Dairemizce her ne kadar davalı N.A. 'ın yaptığı işlemin hukuka aykırı olduğu benimsenerek zarardan sorumlu tutulması gerektiği kabul edilmiş ise de; davalının meslekte yeni olması, o dönemde kendisine genellikle elle yazımı gerektiren işlerin yaptırıldığı ve henüz tapu sicilinin hatalı tutulmasından doğan sorumluluğu kavrayacak düzeyde mesleki bilgi ve tecrübesinin bulunmadığı da nazara alınarak hükmedilecek tazminattan BK'nun 43. maddesi gereğince indirim yapılması gereklidir. Mahkemece verilen hüküm dairemizce davalı N. 'in de diğer davalıların miras bırakanı olan tapu sicil muhafızı ile birlikte ortaya çıkan zarardan tamamen sorumlu tutulması gerektiği düşüncesiyle bozulmuş ise de, davalı N. 'in bu yöne ilişkin karar düzeltme talebinin kabulü ile hükmün yukarıda belirtilen nedenlerle davalı N. yararına bozulmasına, bozma kararının dairemizin daha önceki bozma ilamına eklenmesine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: HUMK'nun 440-442. maddeleri uyarınca davalı N.A.'ın karar düzeltme talebinin kabulüne, kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı N.A. yararına BOZULMASINA, bozma kararının dairemizin daha önceki bozma ilamına eklenmesine, karar düzeltme harcının istek halinde davalıya iadesine 24.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy