(818 S. K. m. 60)
Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın: Dairemizin 20/9/2005 gün ve 2004/10884-2005/9606 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK'un 440-442 maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalının temyizi üzerine dairemizin 20/9/2005 günlü karan ile "Haksız eylem sonucu uğranılan zararının ödetilmesi amacıyla açılacak davalarda uygulanacak zamanaşımı süresi BK'nın 60/1. maddesi gereğince bir yıldır. Dava konusu olay 20/3/1999 gününde meydana gelmiştir. Davacılar 29/4/2002 gününde ilk davayı açarak maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Davalı, ilk davaya karşı esasa cevap süresi içinde zamanaşımı definde bulunduğuna göre ilk davadaki maddi ve manevi tazminat istemlerinin zamanaşımı nedeniyle reddedilmemiş olması doğru görülmediğinden" yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminde bulunması üzerine dosya yeniden incelenmiştir.
Davacıların desteği MÖ'nün 20/3/1999 tarihinde AG marka tüpün kullanıldığı A marka şofbenden sızan gazdan zehirlenerek öldüğü, davacıların 29/2/2000 tarihinde AG AŞ aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açtıkları, bu davada alınan 4/3/2002 tarihli bilirkişi raporunda "otopsi raporunda karbonmonoksit (CO) gazının yol açtığı zehirlenme sonucu öldüğü belirtildiğine göre ve AG marka 12 kg'lık LPG tüpü üzerinde yapılan incelemede herhangi bir bozukluk olmadığı tespit edildiğinden davalı AG AŞ'ye atfı kabil kusur bulunmadığı. A marka şofbenin ortamdaki oksijeni, tüpten gelen LPG'yi yakmakta kullanması ve ortamdaki Oksijen'in de giderek azalmasıyla bacanın da işlev yapmaması nedeniyle CO gazı yayılmaya başlamış davacıların murisi MÖ, CO soluması ve kaslarına yeteri kadar Oksijen gitmediğinden hareket yeteneğini kaybederek banyoyu terkedemeden ölmüştür. Sonuç olarak MÖ'nün ölümüne gaz sensörü çalışmayan A marka şofbenin tüm oksijen gazını tüpten gelen LPG gazını yakmakta kullanması ve ortamdaki oksijeni tüketmesi neden olmuştur. Bu olayda şofbenin baca bağlantılarının sağlıklı ve teknik kurallara uygun olmaması ve destek MÖ'nün banyonun penceresini kapatması da etkili olmuştur" denilerek AG AŞ'nin kusursuz olduğu, dava dışı A AŞ % 70 oranında, baca bağlantılarını yapan kişi ya da kişilerin % 20 oranında, destek MÖ'nün de % 10 oranında kusurlu oldukları belirtilmiştir. Bu raporun verilmesinden sonra davacıların 29.04.2002 tarihinde davalı A A.Ş. aleyhine ilk davayı açtıkları anlaşılmaktadır.
Borçlar kanunun 60/1. maddesine göre tazminat talebi, zarar görenin zararı ve tazmin yükümlüsü kişiyi öğrendiği tarihten itibaren bir yıl sonra zamanaşımına uğrar. Somut olayda davacıların 20/3/1999 tarihi itibariyle zarar gördükleri ve bu tarih itibariyle zararlarının kapsamını öğrendikleri kabul edilmekle birlikte tazmin yükümlüsünü olay tarihinde öğrendiklerini kabul etmek mümkün görülmemektedir. Zira zararlandırıcı eylemin LPG tüpündeki gaz sızıntısından mı, yoksa şofbendeki imalat hatasından mı kaynaklandığı olay anında kesin olarak belirlenmiş değildir. Nitekim önce A AŞ aleyhine sorumluluk davası açılmış ancak alınan bilirkişi raporunda tüpte herhangi bir hafa ve sızıntı bulunmadığı, zehirlenme olayının A marka şofbendeki gaz sensörünün çalışmaması, baca bağlantısının hatalı yapılması ile banyo penceresinin kapatılması gibi unsurların birleşmesi sonucu meydana geldiği 4/3/2002 tarihli bilirkişi raporunun düzenlenmesinden sonra anlaşılmıştır.
Şu durumda BK'nın 60/1. maddesinde düzenlenen zamanaşımının başlangıç tarihinin (zararı ve fail öğrenme tarihi) 4/3/2002 tarihi olarak kabul edilmesi gerekir. Buna göre A AŞ aleyhine 29/4/2002 tarihinde açılan davada zamanaşımı süresinin geçtiğinden söz edilemez. Dairemizin 20/9/2005 gün ve 2004/10884-2005/9606 sayılı bozma kararı bu nedenle isabetli bulunmadığından, davacılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: HUMK'un 440 ve 442. maddeleri uyarınca davacıların karar düzeltme istemlerinin kabulü ile dairemizin 20/9/2005 gün ve 2004/10884-2005/9606 sayılı bozma kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının ONANMASINA ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 400.00 YTL duruşma avukatlık ücreti ve aşağıda yazılı onama harcının önce temyiz eden davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın bundan mahsubuna ve karar düzeltme isteyen davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24/2/2006 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dairemizin 20/9/2005 tarihli bozma kararında belirtilen gerekçelerle karar düzeltme talebenin reddi görüşünde olduğumdan çoğunluğun karar düzeltme talebinin kabulü ve mahkeme kararının onanması yönündeki görüşüne katılmıyorum. 24.2.2006(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy