(2659 S. K. m. 16)
Davacı F. Işık vekili Avukat A. Şimşek tarafından, davalı N. Kermen aleyhine 3.10.2003 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.6.2005 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde olay tarihinden itibaren faiz isteminde bulunulmuştur. Ancak mahkemece, bu konuda istem olmadığı gerekçesi ile faize hükmedilmemiştir. Dava, hukuki niteliği itibariyle haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylemlerde, haksız eylem tarihinde direnime (temerrüde) düşülmüş olması nedeniyle, istek de bulunulduğu takdirde bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Şu durumda mahkemece, istemde bulunulmasına karşın faize hükmedilmemiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b) Dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak geçici ve daimi iş göremezlik zararı nedeniyle toplam 500.000.000 TL maddi tazminat istenmiştir. Yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının geçici iş göremezlik zararının 115.156.875 TL, daimi iş göremezlik zararının 3.707.407.673 TL olduğu bildirilmiştir. Davacı vekili, 'dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu belirterek bilirkişi raporunda daimi iş göremezlik zararı olarak belirlenen miktar yönünden ıslah dilekçesi vermek istediklerini' bildirmiştir. Ancak mahkemece, ...dava dilekçesinde geçici iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat isteminde bulunulduğu, daimi iş göremezlik zararının istenmediği, ıslah dilekçesi verilerek davanın genişletilmek istendiği, davacının daimi iş göremezlik zararı nedeniyle ayrı bir dava açabileceği ... gerekçesi ile davacı vekilinin ıslah dilekçesi verme yönündeki talebinin reddine karar verildiği belirtilerek 500.000.000 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Oysa bilirkişi raporunda geçici iş göremezlik zararı, 115.156.875 TL olarak belirlenmiştir. Şu durumda mahkemece 500.000.000 TL maddi tazminata hükmedilmiş olmakla gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmıştır. Dava dilekçesinde daimi iş göremezlik zararının da istendiği açıktır. Kaldı ki dava dilekçesinde bu kalem zarar istenmemiş olsa bile ıslah, yeni bir dava niteliğinde olup daimi iş göremezlik zararı ıslah yolu ile de istenebilir. Bu nedenle davacının ıslah dilekçesi verme talebinin reddedilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenler karşısında, mahkemece daimi iş göremezlik zararı nedeniyle de maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle de kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dosyada bulunan Samsun Devlet Hastanesinden verilen raporda, davacının % 5 oranında sakat kaldığı belirtilmiştir. Belirtilen oranın hangi esaslara göre tespit edildiği açıklanmadığı gibi, hangi yaş ve meslek grubuna ait baremlerin uygulandığı da gösterilmemiştir. 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 16/2. maddesi (c) bendi gereğince Adli Tıp Kurumu Üçüncü ihtisas Kurulu meslekte kazanma gücü kaybı hususunda bilimsel ve teknik görüşlerini mahkemelere bildirmekle görevli kılınmıştır. Anılan bu hüküm de gözetilerek davacının yaşı ve meslek grubu da belirtilerek Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu'ndan SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğüne uygun rapor alınmalıdır. Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bu nedenle de bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2/a ve b numaralı bendinde gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA; 3 numaralı bentte gösterilen nedenle davalı yararına bozulmasına; tarafların diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri/verilmesine 28.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy