(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacılar K. ve Ö. Ltd. Şti. vekili Avukat G. tarafından, davalı F. A.Ş. aleyhine 02/12/2002 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 26/05/2005 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 23/01/2007 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat G. ile karşı taraftan davalı banka vekili Avukat B. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılardan O. Ltd. Şti.'nin temyiz itirazları reddedilmelidir.
Davacı, K. 'nın temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı K. dava dışı borçlu-şirketin karşılıksız çekleri nedeniyle davalı banka tarafından cumhuriyet savcılığına verilen bilgilerde kendisinin adının yer aldığını; bu nedenle hakkında çok sayıda ceza davası açıldığını ve gıyabi tutuklama kararları verildiğini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davacı hakkında yapılan cezai kovuşturmalar ve açılan kamu davaları ile davalının eylemi arasında uygun nedensellik bağı bulunmadığı gerekçesiyle ret kararı verilmiştir.
Davacı hakkında, davalı bankanın yanlış bilgilendirmesi nedeniyle ceza davaları açıldığı yönü çekişmesizdir. Davalının bu eyleminin, en azından savsama niteliğinde bulunduğu; BK' nun 41 ve devamı hükümleri çerçevesinde de sorumluluğu gerektirdiği tartışmasızdır. Diğer yandan, savsama niteliğindeki eylemler ile davacının maruz kaldığı zararlı sonuçlar arasında uygun nedensellik bağı da bulunmaktadır. Şu durumda, davacı K. 'nın manevi tazminat isteminin yerinde olduğu benimsenmeli ve uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmelidir. Karar, açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç : Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle davacılardan K. yararına BOZULMASINA; diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan K. yararına takdir olunan 500,00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve K.'dan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 23.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy