(818 S. K. m. 41, 43)
Davacı Besime Boynuyoğun vd. vekili Avukat Kesrin Reyhanoğlu tarafından, davalı TEDAŞ Hatay Elk. Dağıtım Müessese Müdürlüğü aleyhine 25.3.2005 tarihinde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davarım kısmen kabulüne dair verilen 10.4.2006 tarihli karamı Yargıtay'da duruşmalı olarak tetkiki davalı vekili tarafından süresi içerisinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 15.5.2007 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı adına kimse gelmedi, karşı taraftan davacılar vekili Avukat Nazım Fırat Bayındır geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Sair temyiz itirazlarına gelince; dava, elektrik çarpmasından kaynaklanan destekten yoksunluk ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiştir. Olayda hayatını kaybeden davacılar desteğinin, zabıta araştırması ve tanık beyanlarına göre ayda 350. YTL maaş aldığı belirlendiği halde, soyut nitelikteki lokantacılar odası yazısı esas alınarak, ayda 600. YTL kazanç üzerinden zarar hesabı yapılmış olması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davacıların bakiye tazminat istekleri için 16.12.2005 tarihli ıslah dilekçeleri ile açıkça faiz istenmediği halde, ıslahla istenen miktarlar içerisinde olay gününden itibaren faiz yürütülmüş olması HUMK. nun 74. maddesine aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
4- Günümüzde geçerli değer ölçülerinin bir sonucu olarak kız çocuğunun bakım ihtiyacının sona erdiği gün genel kural olarak, evlenmesinin baskın olasılık içinde bulunduğu yaştır. Bu yaş köylerde daha düşük ise de, kentlerde 25 bulunduğunun üstün olasılık olarak kabulü mümkündür. Davacılardan Ebru ve Esra desteğin çocukları olup, olay gününde Esra 26 yaşında, Ebru ise 30 yaşında ve evlidir. Her iki davacının da destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkı bulunmadığı gözetilerek bu konudaki taleplerin reddi gerekirken yazılı biçimde kabul edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda (2), (3) ve (4) no.lu bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının ilk bentteki sebeplerle reddine ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 15.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy