(2918 S. K. m. 3, 19) (1086 S. K. m. 299)
Dava: Davacı F.Ç. vekili Avukat S.A. tarafından, davalı R.Y. aleyhine 20/05/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/02/2006 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektiriri nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-) Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Zarara sebebiyet veren olaya karışan araç, trafikte davalılardan R.Tekstil Konfeksiyon San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlıdır. Davacı, bu kaydı esas alarak davasını işleten sıfatıyla ona yöneltmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3 ve 19. maddeleri hükümlerine göre trafik kaydı işleteni kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kaydına rağmen işleten sıfatının üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. İşleten sıfatı trafik kaydı adına olan kişiden mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışa alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süre ile kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı ariyet veya rehin alan kişiye geçmiş olur. Bu bakımdan işleten sıfatının kayda rağmen başkasına geçmiş bulunduğu her zaman ispatlanabilir. Fakat bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.
Öte yandan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 299. maddesindeki esaslar birbiriyle hiç bağlantısı bulunmaya, birbirine karşı tam anlamıyla üçüncü kişi durumunda bulunan kişiler hakkında uygulama alanı bulamaz. Çünkü haksız eylemden zarar gören kişi, üzerinde işleten niteliği bulunmayan kişinin hukuki halefi değildir, ancak özellikle trafik olaylarına kansan araçların oluşturdukları zararların ödetilmesini imkansız kılmak için olaydan sonra muvazaalı olarak eski tarihle düzenlenen sözleşmelerden bu sözleşmelerde üçüncü kişi durumunda bulunan mağdurların zarara uğramasını önlemek amacıyla bu gibi belgelerin onlara karşı hüküm ifade edebilmesi için sözü edilen maddede öngörülen koşulların kıyasen aranması hakkaniyete uygun düşmektedir. Nitekim Yargıtay'ın uzun yıllardan beri uygulanması bu doğrultudadır.
Davaya konu olan olayda davalı şirket başka bir kişinin aracını kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğunu geçerli delillerle ispatlamış değildir. O halde davanın esastan incelenmesi gerekirken davalı R. Tekstil Konfeksiyon San. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalılardan R. Tekstil Konfeksiyon San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy