(4721 S. K. m. 25) (818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı D. M. M. F. vekili Avukat M. Rasim Kuseyri tarafından, davalılar Basın Yatırım Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve diğerleri aleyhine 25/02/2005 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/12/2005 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemidir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, "Halka ve Olaylara Tercüman" adlı gazetenin 17.01.2005 ve 24.02.2005 günlü nüshalarında davalı E. G.'nin "Köşebaşı" adlı köşesinde yayınlanan yazılar nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Davalılar, davaya konu yazıların davacının bir televizyon kanalında yaptığı açıklamalara karşı eleştiri niteliğinde olduğunu haksız davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece; her iki yazıda da eleştiri sınırlarının aşılarak kişilik haklarına saldırının oluştuğu kabul edilerek, ayrı ayrı her iki yazı için talep kısmen kabul edilmiştir.
Dava konusu, Halka ve Olaylara Tercüman Gazetesinin 17/01/2005 günlü nüshasında yayınlanan "Köşebaşı" adlı köşesinde davalı E. G., "D. Bey'i anmadan olmuyor" başlıklı yazısında, davacının bir TV kanalında yapmış olduğu açıklamalara yer vererek, davacının konuya ilişkin düşüncelerini, açıklamalarını eleştirmiştir.
24.02.2005 günlü nüshada yer alan dava konusu yapılan ikinci köşe yazısında da, davalı yazar "Sarıbaş'ın istifasının ışığında" başlıklı yazıda, "parti içi dikta" başlığı ile parti genel başkan yardımcısı davacının röportajına atıf yapılarak, politik görüşü eleştirilmiştir.
Dosya kapsamından, davacının bir TV kanalında, gazetecilerin değişik konulardaki sorularına kendisinin ve partisinin görüşlerini açıklayarak yanıt verdiği anlaşılmaktadır. Ayrıca davacı, söz konusu programda köşe yazılarına konu olan hususlarda da açıklamalarda bulunmuştur.
Davalı yazar, her iki köşe yazısında da davacının parti içindeki görev dağılımları ile ilgili görüşlerini ele alarak eleştirmiş ve demokratik sistemde olması gerekeni kendi üslubuyla yorumlamıştır. Yazılar içerik itibariyle bir düşünce açıklaması olup davacının kendi açıklamalarına atıf yapılmıştır.
Sonuçta dava konusu yazılar, siyasi yaşamda siyasi davranışa olan tepkidir. Kişilik haklarına saldırıdan söz edilemez.
O halde davanın tümden reddi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabul edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04.06.2007 gününde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy