(818 S. K. m. 41, 50)
Dava: Davacı Milli Savunma Bakanlığı vekili Avukat Münir Karayağız tarafından, davalı Ahmet Karaca ve Murat Tan aleyhine 09.05.2003 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.04.2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince:
a- Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu yapılan alacağın, davalıların kusurlarına karşılık gelen kısmı ile davacının ödediği tarihlerden itibaren dava tarihine kadar birikmiş faizine hükmedilmiş, ayrıca asıl alacak miktarlarına ödeme tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Böylece asıl alacak için ödeme tarihlerinden dava tarihine kadar iki kez faize hükmedilmiştir. Bu durum usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulmasını gerektirmiştir.
b- Davacı davalıların haksız eylemi nedeniyle zarar görene ödediği tazminatı rücuen zarar veren davalılardan istemektedir. Rücuen tazminat istemlerinde sorumluların birden fazla olması durumunda yasa hükmünün bir gereği olarak her sorumlunun kusur oranına göre sorumluluğuna hükmetmek gerekir. Artık zincirleme sorumluluğa karar verilemez. Davalılar 1/8'er kusurlu olduklarına göre her davalının kendi kusuruna karşılık gelen kısımdan sorumluluğuna karar verilmelidir. Mahkemenin açıklanan bu yönü gözetmeden davalıların müteselsilen sorumluluğuna karar vermesi hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
c- Davacı, müteselsil sorumlu sıfatı ile üçüncü kişiye ödediği paranın halefiyet esasınca rücuen tahsilini istediğine ve davalılar önceki davada davalı olarak yer almadığına göre iadenin kapsamı, davacının mahkum olup ödediği para, bu paranın kendisi hakkındaki davada verilen hükmün kesinleşmesine kadar işleyecek faizi, önceki davada hükmedilen avukatlık ücreti Ye yargılama giderleri toplamından dayalıların payına düşen kısmıdır. Kendi kusuru ile parayı geç ödeyen davacı, bu ihmali nedeniyle hükmün kesinleşmesinden sonra geçen sürede işleyecek faizi isteyemez. çünkü bu faizle dayalıların eylemi arasında uygun sebep sonuç bağı yoktur. Mahkemece bu yönün gözetilmemiş olması da ayrıca kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 a, b ve c nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, davacıların tüm davalıların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy