(818 S. K. m. 49) (4721 S. K. m. 25)
Dava: Davacı Dengir Mir Mehmet Fırat vekili Avukat Abdulkadir Aksoy tarafından, davalı Mehmet şandır vd.leri aleyhine 27.01.2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 14.11.2006 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 12.02.2008 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. M. Rasim Kuseyri ile karşı taraf davalılardan Merkez Gaz. A.ş vd.leri vekili Av. Nihat Kılıç geldiler, diğer davalı adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının, davalılardan Mehmet Şandır dışındaki davalılara yönelen temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının davalılardan Mehmet Şandır'a yönelen temyiz itirazına gelince; dava, basın yoluyla kişilik hakkına saldırılması nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu gazete haberinde başbakana suikast girişimi anlatılırken davalı Mehmet Şandır'ın basına yaptığı açıklamada suikastçının davacının çevresinden (davacıya yakın) olduğunu ileri sürdüğü yazılmıştır.
Davacı, suikast girişimi olayında dahli varmış gibi gösterildiğini belirterek tazminat istemiştir. Davalı ise, suikastçının babasının davacı ile hemşeri olduğunu ve davacının vekili olduğu şehirde yaşadığını belirterek bu bağlantıyı açıklandığını, masum bir beyan ve eleştiri niteliği bulunduğunu savunmuştur. Suikastçı ise ceza mahkemesinde, babasının davacı yakınlarını tanıdığını bildirmiştir. Mahkemece, davalının yaptığı açıklamanın dayanılan maddi olgulara uygun olduğu hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalının gazetede yayımlanan açıklaması ile dosya içeriği, iddia ve savunma incelenip değerlendirildiğinde; Başbakana suikast girişiminde bulunan bir kişinin davacıya yakın olduğunun ileri sürülmesi ve bunun basına açıklanmasının kişilik hakkına saldırı niteliğinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Şu durum karşısında davalı Mehmet Şandır'ın takdir olunacak uygun bir manevi tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu davalı hakkındaki davanın da reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 550,00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12.02.2008 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASI görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 12.02.2008 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy