(2918 S. K. m. 109) (765 S. K. m. 102, 455)
Davacı Arife vd.'leri tarafından, davalı.............Petrol A.Ş aleyhine 01.11.2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.06.2007 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı şirket vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne ve tebligat gideri verilmediğinden duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden, davacıların murisi Halil'in 28.10.1995 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu % 100 oranında daimi işgücü kaybına uğrayacak şekilde felç olduğu, 14.04.2001 tarihinde ise vefat ettiği, davacıların bu kaza nedeni ile davalı aleyhine işleten sıfatı ile 01.11.2006 tarihinde bu davayı açtıkları anlaşılmaktadır.
2918 Sayılı Kanunun 109. maddesinde yer alan motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir hükmü gereğince davaya konu trafik kazasının bir kişinin ölümü ve birden çok kişinin yaralanması şeklinde gerçekleştiği ve eylemin 765 sayılı TCK'nun 455/2. maddesi kapsamında kaldığı anlaşıldığına göre, olayın TCK 102/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve dava tarihi itibariyle her iki kanunda da belirlenen zamanaşımı sürelerinin geçmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacılar tarafından, zamanaşımı defi süresinde ileri sürülmüş olmasına karşılık mahkemece bu defi, murisin karşılaştığı sakatlık durumunun uzamış olması gerekçesi ile reddedilmiştir. Oysa her iki yasada da yer alan açık düzenlemeler karşısında davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların tüm ve davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15.07.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy