(1512 S. K. m. 1, 162)
Dava: Davacı Maliye Hazinesi vekili Avukat Fatma Çavuşoğlu tarafından, davalı M. M. ve diğerleri aleyhine 4/10/2001 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılar M. M., T. A. ve N. Ö. hakkındaki davanın reddine, davalılar K. P. ile H. A. hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/5/2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalılardan M. M. vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalılardan noter M. M. ile tapu memurları T. A. ve N. Ö. hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar taşınmazı vekalete dayalı satan K. P. ve satın alan H. A. hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davacı ile davalılardan M. M. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen ilk karar işlemi gerçekleştiren noter başkatibinin sahte olduğu iddia edilen vekaletnamenin düzenlenmesinde kusuru olup olmadığının araştırılması gerektiği, eksik inceleme sonucu karar verilmiş olması nedeni ile bozulmuştur. Mahkeme bozma ilamına uymuş ve noter başkatibinin kusuru bulunmadığı, sahte kimlik belgesi ibraz etmek suretiyle vekalet düzenlenmesine neden olan davalılar K. P. ve H. A.'ın eylemlerinin zararın oluşmasında illiyet bağını kestiğinden davalı noterin sorumlu olmadığına karar vermiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden dava dışı S. (S.) M. P.'a ait 2753 parselin rızası dışında davalı noter başkatibi K. C.'in düzenlediği 25.07.1991 tarihli vekaletnameye dayalı olarak davalı K. P. tarafından 23.09.1991 tarihinde davalı H. A.'a, onunda dört gün sonra dava dışı H. E. ile N. E.'e, davalı tapu memurlarının yaptıkları işlem sonucu satıldığı anlaşılmaktadır. Tapu malikinin taşınmazı en son satın alan kişilere karşı açtığı tapu iptal ve tescil davası iyiniyetli olmaları nedeni ile ret edilmiştir. Tapu maliki bu sefer sahte vekalete dayalı taşınmazın 3. kişilere satılması nedeni ile davacı hazine aleyhine MK'nun 1007. maddeye göre dava açmış ve davasının kabulüne karar verilmiştir. Davacı hazine haksız yere ödediği bu bedeli yapılan işlemlerde kusuru bulunan davalılardan rücuen istemektedir.
Bu olayla ilgili açılan iki davada da sahte kimlik belgesinin iğfal kabiliyeti, kimlik belgesindeki ve vekaletteki resimler ile iş1em yapan kişinin aynı kişi olup olmadığı, işlemi yapan noter başkatibinin kusur ve ihmalinin bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Dolandırıcılık işlemini yapan davalılar K. P. ve H. A. hakkında Beyoğlu C. Savcılığının 1992/2712 Hazırlık sayılı tahkikatı devam etmekte olup haklarında daimi arama kararı çıkarılmıştır. Davalı noter ve başkatibi hakkında ceza soruşturması bulunup bulunmadığı dosya içindeki bilgilerden anlaşılamamaktadır.
Noterlik Kanununun 162. maddesi uyarınca, noterin kusursuz sorumluluk ilkeleri gereğince, sorumlu tutulabilmesi için zarar ile eylem arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Kusursuz sorumluluğun tüm hallerinde olduğu gibi noterin kusursuz sorumluluğu bulunan durumlarda da illiyet bağının, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuruyla veya beklenmeyen bir halin varlığı durumunda kesileceği teoride ve yargısal kararlarda kabul edilmiş bulunmaktadır.
Davalı M. M., İstanbul 27. Noteridir. 1512 sayılı Noterlik Kanununun 1. maddesine göre Noterlik bir kamu hizmeti olup noterler hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendirir ve kanunlarla verilen başka görevleri yaparlar. Kamu hizmeti yapan noterlerin gerekli tüm dikkat ve özeni göstermeleri gerekir. Davalı noter başkatibi tarafından düzenlenen vekalete dayanak teşkil eden taşınmaz maliki S. (S.) M. P.'ın kimliğinin sahteliği ve iğfal kabiliyeti yönünden incelenmesi gereklidir. işlem sırasında kullanılan kimlik belgesi fotokopisi vekalete ekli gönderilmemiştir. Noterlik Kanununa göre alınması gereken belgelerden olup olmadığı belirlenmelidir. Alınması gereken belgelerden olup alınmamış ise bu durum noterin sorumluluğunu gerektirecektir. Eğer kimlik sureti bulunuyor ise getirtilip kimlikteki resim ile vekalet veren kişinin karşılaştırılıp karşılaştırılmadığı, kimlik belgesinin iğfal kabiliyetinin olup olmadığı araştırılmalıdır. Ayrıca dolandırıcılık işlemini yapan davalılarla ilgili mevcut ceza dosyası ve varsa noter katibi hakkındaki ceza soruşturması getirtilip incelenmesi gerekir. Davalı noter açısından davanın reddedilebilmesi için sahte kimlik belgesinin davalı noterin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldıracak nitelikte iğfal kabiliyetinin olması gerekir.
Mahkemece, açıklanan bu yönler araştırılmadan eksik inceleme sonucu davalı noter hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, davalı M. M.'nun temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 16.10.2008 gününde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy