(4721 S. K. m. 24)
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.11.2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.9.2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, savunmasının aşılarak kişilik haklarına saldırı sebebi ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dosya kapsamına göre; davacı avukat olup, takip ettiği bir dosyada davalı bilirkişi olarak görev yapmıştır. Davalının hazırladığı bilirkişi raporuna karşı davacı verdiği dilekçede rapora bilirkişi raporu demek hata olur... ya rapor yazmayı bilmiyor yada kendisini hakim zannediyor... verdiği ve vereceği tüm raporları reddediyorum şeklinde açıklamada bulunmuş, davalı da mahkemenin talebi üzerine hazırladığı ek raporunda davacı hakkında hukuk ve nezaket kurallarını aşmıştır... saldırgan beyanlarda bulunmaktadır... büyük çirkinlik göstermektedir şeklinde karşı açıklamalar yapmıştır.
Davalının ek rapordaki açıklaması, davacının dilekçesindeki açıklamaları karşısında kişilik haklarını ihlal eder nitelikte kabul edilemez. Davacı kendi kusuru ile anılan açıklamalara sebebiyet vermiş olduğundan davanın tümden reddi gerekirken mahkemece farklı gerekçe ile davanın kısmen kabulü doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09.10.2008 günüde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy