(818 S. K. m. 113)
Dava: Davacı H.Z. vekili Av. H.B. tarafından, davalı M.E. ve diğerleri aleyhine 12.04.2007 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 13.06.2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, asıl davanın yargılaması sonucunda hükme bağlanmayan faiz alacağının ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl dava dosyasında faiz isteminde bulunulmadığı ve fazlaya ilişkin hakkın da saklı tutulmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Faiz, asıl alacağın bir bölümü olmayıp; fer'i nitelikte ve ayrı bir alacaktır. Davacı, asıl alacağın ödenmesi için açtığı davada; faiz isteme hakkını saklı tutmamış olsa bile daha sonra faiz için ayrı bir dava açabilir. Yargısal inançlar bu yönde ve yerleşiktir. (HGK. 15.11.1961; 36/38, 4.HD. 8.2.1966; 1862/1467, 15.H.D.20.11.1975; 60/308). Davanın reddine ilişkin gerekçe bu nedenlerle yerinde değildir. Mahkemece, B.K.'nun 113. maddesi hükümleri de göz önünde tutulmak suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekir. Karar, açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22.09.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy