(818 S. K. m. 45) (2918 S. K. m. 85)
Dava: Davacı Nur Demokan ve diğerleri vekili Avukat Fatih Göçer tarafından, davalı Emre Burak Şimşek'e vekaleten Semra Şimşek ve Murat Şimşek aleyhine 03.12.2004-24.09.2004 gününde verilen dilekçeler ile trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazmininin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.10.2007 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili ile davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 13.05.2008 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılardan asil Nur Demokan ve vekilleri Avukat Fatih Göçer ile karşı taraftan davalılar vekili Avukat Süleyman Kalem geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karşı verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, kararı taraflar temyiz etmişlerdir.
Davacılar, davalı Emre Burak Şimşek'in araçla destekleri Ordal Demokan'a çarpması sonucu uğradıkları manevi zararın tazminini de istemişlerdir. Mahkemece davacıların isteminin onda biri kadar bir miktarda manevi tazminata hükmolunmuştur. Somut olayın gelişimi, tarafların kusur durumları ve sosyo ekonomik durumları göz önüne alındığında eş yararına 15.000.00, çocuklar yararına 7.500.00'er YTL manevi tazminatlar düşüktür. Manevi tazminat olarak hükmedilecek miktar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirmelidir. Tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Her olaya göre değişen özel hal ve şartlar hakimin takdir hakkını kullanırken ona yol gösterecektir. Şu durumda yukarıda anılan ilkeler birlikte gözetilerek davacıların yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmolunmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Davacılardan Seren Demokan, desteğin evli oğlu olup, desteğin kirada bulunan evinin kirasını, oğlu Seren'e maddi destek olması için her ay hesabına yatırdığı için kira kaybı nedeniyle destekten yoksun kaldığını belirterek maddi tazminat istemiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmış ve kira parasından dolayı davacı Seren'in destekten yoksun kaldığı kabulü ile adı geçen davacı yararına da destekten yoksun kalma zararına hükmolunmuştur.
Desteğin, eşi çalışmayan ve fakat reşit olan oğluna kiradan elde ettiği geliri fiilen vermek suretiyle yardım etmesi reşit oğul ile destek arasındaki bakım-destek ilişkisinin varlığını göstermez. Destek gelirinin özelliği sürekli ve düzenli olmasıdır. Kira gelirinin verilmesi bu özellikleri taşımamaktadır. Şu durumda kira geliri yönünden Seren'in destekten yoksun kaldığından söz edilemez. Seren Demokan'ın bu nedenle maddi tazminat isteminin reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
b) Desteğin geliri hesaplanırken son iki yıl içerisinde Tübitak ve ODTÜ Vakfı'ndan ödül, toplantı ödemesi, ders ücreti, performans ödülü adı altında birtakım ödemelerinde-iki yıllık miktarının-aylara bölünmek suretiyle aylık miktarları bulunarak 348.98 YTL. ek gelir elde ettiği varsayımı ile bu miktarda gözetilerek destekten yoksun kalma tazminatı belirlenmiştir. Ne var ki anılan gelirlerin destek geliri olabilmesi için düzenli ve sürekli olmaları gerekir. Yayın ve performanslara bağlı ödüllerden sağlanan bu gelirlerin düzenli ve sürekli olduğu söylenemez. Şu durumda adı geçen ek gelirin destekten yoksun kalma zararında hesaba katılmaması gerekirken katılması uygun görülmediğinden kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacılar, 3 (a/b) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA; tarafların diğer temyiz itirazlarının yukarıda (l) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 550.00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davalılara ve temyiz eden davalılar yararına takdir 550.00 YTL duruşma avukatlık ücretinin de davacılara yükletilmesine ve taraflardan peşin alınan harçların ileri halinde geri verilmesine 13.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy