(6098 S. K. m. 56)
Dava: Davacı …… vekili Avukat …. tarafından, davalı …..aleyhine 06/08/2002 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulüne dair verilen 08/06/2004 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Davacı, davalı vekili tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına verilen dilekçenin haksız şikayet niteliğinde olduğunu ileri sürerek kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istemiş; mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davalının eşinin ortadan kaybolmasından bir süre sonra cesedinin bulunduğu, eşini öldürdüğü şüphesiyle tutuklanan davalının bu hali devam ederken vekili olan avukatın Cumhuriyet Başsavcılığına dava konusu dilekçeyi vererek; müvekkilinin (davalının) yakınlarınca alınan duyumlara göre, davacının Çorum İlinde meydana gelen adam öldürme olayı nedeniyle aile olarak Alanya'ya göçtüklerini, izlerini kaybettirmeye çalıştıklarını, cezasını çektikten sonra gazetelere ilan vererek hasımlarını belirlediğini, kendisinin veya ailesinin başına bir şey gelirse kimlerin sorumlu olabileceğini ilan ettiğini, hasımlarının davacının eşi sanarak davalının eşini kaçırıp öldürmüş olabileceğini ileri sürmüştür. Davacı ise, adam öldürmek suçundan cezaevinde yatmadığını, gazeteye ilan vermediğini, şikayet dilekçesi üzerine ifadesinin alındığını ve böylece kişilik haklarının saldırıya uğradığını iddia ederek manevi tazminat istemiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davalının vekili olarak yukarıda özetlenen dilekçeyi veren avukata, davalı ya da yakınları tarafından, dilekçede belirtilen biçimde bilgi verilmediği anlaşılmaktadır. Kural olarak, vekilin vekaleten yaptığı işlemler asile geri döner, yani asil tarafından yapılmış sayılır, işlemlerin hukuki sonuçlarından asil sorumlu olursa da haksız eylemde vekalet söz konusu olamayacağından vekilin işlediği haksız eylemden, vekil eden asil sorumlu tutulamaz. Şu durumda, davacı hakkında verilen şikayet dilekçesindeki bilgileri vekiline verdiği kanıtlanamayan davalının, gerçekleştirmediği haksız eylem nedeniyle manevi tazminat ile sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığı gözetilerek istemin tümden reddedilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 31/01/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)