(818 S. K. m. 41, 53)
Dava: Davacı Sami vekili tarafından, davalı SSK Genel Müdürlüğü ve diğerleri aleyhine 27.06.2001 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 04.10.2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Davacıların, davalı bakanlıkla ilgili temyizi yönünden; Davacılar SSK'ya bağlı hastanede hatalı tıbbi tedavi sonucu meydana gelen ölüm nedeni ile maddi ve manevi zararın tazminini istemişlerdir. Mahkeme davanın reddine hükmetmiştir. 19.01.2005 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5283 sayılı Kanun uyarınca Sosyal Sigortalar Kurumuna bağlı hastaneler Sağlık Bakanlığına devredilmiştir. Aynı Yasanın 20.02.2005 tarihinde yürürlüğe giren 4/c maddesi uyarınca artık hastanelerdeki tedavi hizmetlerine dair davalarda Sağlık Bakanlığı taraf olarak yer alacaktır. Bu nedenle dava Sağlık Bakanlığı aleyhine sürdürülmüştür. Hatalı tıbbi tedavi uygulanıp uygulanmadığı hizmete ilişkin hususlardan olup hizmet kusuru olup olmadığı idari yargıda araştırılacaktır. Uyuşmazlık Mahkemesinin 05.06.2006 tarihli ve 2006/27 Esas 76 Karar sayılı ilamı uyarıncada 5283 Sayılı Yasa gereği Sağlık Bakanlığına devredilen SSK hastaneleri bakımından da idari yargı görevlidir. Şu durumda, adı geçen davalı yönünden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Davacıların diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacılar, eşi ve anneleri olan Reyhan'ın hamileliğinin 7. ayında gittiği özel doktor tarafından gebelik zehirlenmesi teşhisi ile doğumunun riskli olacağının söylenmesi üzerine Göztepe SSK'ya gittiklerini, ısrarlara rağmen önce normal doğum yaptırılmaya çalışıldığını daha sonra acele sezaryenle ameliyata alındığını ve bu sırada çok kan kaybettiğini 20.04.1999 tarihindeki doğumun ardından birkaç ünite kan verilmesine rağmen kan değerleri normal seviyeye gelmeden 28.04.1999 tarihinde taburcu edildiğini, ancak fenalaşması üzerine aynı hastanenin acil servisine kaldırıldığını, bu kez akut böbrek yetmezliği teşhisi ile dâhiliye katına yatırıldığını ve diyaliz uygulandığını, 14.05.1999 tarihinde diyalize bağlı iken, kalp krizi geçirerek yoğun bakıma alındığını ve 27.05.1999 tarihinde hayatını kaybettiğini beyan etmişler ve murislerinin ölümüne neden olan hastanenin bağlı olduğu bakanlık, hastanede görevli klinik şefi, sorumlu uzman doktor ve klinikte asistan olarak görev yapan davalılardan maddi ve manevi tazminat talep etmişlerdir.
Mahkemece, önce ceza davasının kesinleşmesi beklenmiş ise de daha sonra beklenmesinden vazgeçilerek beraat kararı gerekçesinde belirtilen hususların bozma doğrultusunda gerçekleştiği, bu haliyle beraat kararının hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
a) Adli Tıp Kurumu tarafından verilen kusur raporuna göre davalılardan Ayşe'nin tedavide bir katkısı bulunmadığı anlatıldığından onun hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmüştür.
b) Adli Tıp Kurumu tarafından verilen kusur raporunda diğer davalılar Fahrettin ve Cemal'in kusurlu oldukları belirlenmiş ancak kusur oranları yönünden açıklama yapılmamıştır. Bu duruma rağmen mahkemenin gerekçesinde ceza mahkemesinde verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlayacağına yönelik kararı B.K.'nın 53. madde hükmüne göre yerinde bir gerekçe değildir. Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporda kusur oranlarının bildirilemeyeceği açıklanmıştır. Bu durum davalılar lehine indirim nedeni kabul edilerek mahkemece uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekmekte iken davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 1 sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalı Sağlık Bakanlığı'na yönelik bölümünün, 2-b sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılardan Fahrettin Kanadıkırık ve Cemal Demir'e ilişkin bölümünün BOZULMASINA davacıların davalı Gülçin Demirdöven'e yönelik temyiz itirazının 2-a sayılı bentte gösterilen nedenle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy