(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Atilla K. vekili Avukat Mustafa Yılmazcan tarafından, davalı Pak Basın Yay. Ltd. Şti. ve diğerleri aleyhine 29.07.2005 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.09.2006 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava,yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, Haftalık Penguen dergisinde Uyuyan Bakan başlığı altında yer alan yazı içeriğinin hakaret niteliğinde olduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar,davaya konu edilen yazının eleştiri niteliğinde olduğunu ayrıca derginin de mizah dergisi olduğunu belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece;istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu Haftalık Penguen dergisinin Uyuyan Bakan başlığı altında yer alan yazı içeriği bir bütün olarak incelendiğinde;
oyalama bakanı
,
dalga geçilme bakanı
,
Atilla Bey'in üzerine fazla gitmemek lazım. O işini layıkı ile yapıyor ve uyuyor
,
Bu medya da nedense yolsuzlukları hep o hükümet düştüğünde ortaya çıkarıyor ve bu yolsuzlukların bir ucu da mutlaka onlara çıkıyor,
kısacası kızmayın bu ağabeye bırakın uyusun, horlasın, sayıklasın siz uyanık olun ve arka planda neler oluyor ona bakın. şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. Her şeyden önce davaya konu olan dergi, niteliği itibari ile mizah dergisidir ve olayların mizahi yönünü ele almaktadır. Diğer yandan, görsel basında da davacının uyku durumu ile ilgili birçok görüntüye yer verildiği ve bu hususun kamuoyunun bilgisi dahilinde olduğu bir gerçektir. Basında yayınlanan haber ve eleştiri objektif oldukça, doğru vakalara dayandıkça, doğru bir amaca yönelik bulundukça, incitici olsa bile sorumluluk söz konusu olmaz. Bakan olan davacının siyasi kimlik ve konumu gözetildiğinde ağır dahi olsa yapılan eleştirilerin hoşgörü ile karşılanması gerekir. Şu halde davaya konu yazı içeriği mizahi eleştiri niteliğinde olup davacının kişilik haklarının ihlal edildiğinden söz edilemez. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle kısmen kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy